tekirdağ arşivleri - Mandal Radyo https://mandal-la.com/tag/tekirdag/ Mandal Radyo Sun, 19 Oct 2025 18:14:16 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9 https://mandal-la.com/wp-content/uploads/2023/09/cropped-120-32x32.png tekirdağ arşivleri - Mandal Radyo https://mandal-la.com/tag/tekirdag/ 32 32 Çorlu Kalesi Kazıları https://mandal-la.com/corlu-kalesi-kazilari/ Sun, 19 Oct 2025 18:14:09 +0000 https://mandal-la.com/?p=3050 Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 29 bin metrekarelik alanda yürütülen kurtarma kazılarında Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait izler gün yüzüne çıkarılıyor.  Kalede temmuz ayında başlatılan kazı çalışmaları, Tekirdağ Müze Müdürlüğü başkanlığında, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ve Çorlu Belediyesi işbirliğinde yürütülüyor. Kazı alanında 4 işçi, 2 arkeolog, 1 restoratör ve 7 gönüllü öğrenci tarafından yapılan çalışmalarda, çeşitli […]

Çorlu Kalesi Kazıları yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 29 bin metrekarelik alanda yürütülen kurtarma kazılarında Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait izler gün yüzüne çıkarılıyor. 

Kalede temmuz ayında başlatılan kazı çalışmaları, Tekirdağ Müze Müdürlüğü başkanlığında, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ve Çorlu Belediyesi işbirliğinde yürütülüyor.

Kazı alanında 4 işçi, 2 arkeolog, 1 restoratör ve 7 gönüllü öğrenci tarafından yapılan çalışmalarda, çeşitli sikkeler, ok uçları ve sırlı seramik parçaları bulundu.

Tekirdağ Müze Müdürü ve Kazı Başkanı Abdülgani Tarkan, AA muhabirine, ortaya çıkarılan her buluntunun kıymetli olduğunu söyledi.

Tarkan, “Seramik ağırlıklı buluntularımız var. Çalışmalarımız iki aşamada devam ediyor. Ağırlıklı olarak Bizans ve Osmanlı dönemi seramikleri çıkıyor. Bunun yanında sikkeler ve ok uçları da bulunuyor.” dedi.

Kazı çalışmalarında en üst katmanda erken Osmanlı dönemine ait seramiklerin ortaya çıktığını ifade eden Tarkan, “Seramiklerde imalat hatalarına rastladık. Bu durum, burada üretim yapıldığını gösteriyor. Hatalı ürünlerin atıldığı bir alan olabilir. Belki de İznik çini fırınlarından sonra Osmanlı’nın çini atölyelerinden biri burada kurulmuş olabilir. Dönemin bezemelerini ve bitkisel süslemelerini yansıtan sırlı seramikler tespit ettik.” diye konuştu.

Tarkan, buluntuların bölgede bir çini atölyesinin varlığına işaret ettiğini söyledi.

Çorlu Kalesi’nin tarih boyunca pek çok saldırıya maruz kaldığını anlatan Tarkan, şunları kaydetti:

“Kazı çalışmalarının en az 20 yıl sürmesini bekliyoruz. Burası devasa bir alan. Roma İmparatorluğu döneminde İstanbul’un güvenliğini sağlamak amacıyla kurulmuş. Avrupa ve Balkanlar’dan gelebilecek saldırıları durdurmak için büyük bir süvari kalesi yapılmış. Vize ve Silivri’de de benzer kaleler var ancak en büyüğü burada. Tehlike anında atlı birlikler bu kaleden sevk edilirmiş, burası bir dağıtım merkeziymiş.”

Çorlu Kalesi Kazıları yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Trakya’nın En Büyük Antik Tiyatrosu https://mandal-la.com/trakyanin-en-buyuk-antik-tiyatrosu/ Wed, 27 Aug 2025 09:58:30 +0000 https://mandal-la.com/?p=2865 Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesinde yer alan Perinthos Antik Kenti’nde, Trakya’nın en büyük tiyatrosu gün yüzüne çıkarılıyor.  Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesinde, 5 bin yıllık geçmişe sahip Perinthos Antik Kenti’nde arkeolojik kazılar hız kesmeden devam ediyor. Trakya’nın bilinen en büyük tiyatrosunu barındıran bu antik yerleşim, tarihsel ve kültürel önemiyle dikkat çekiyor. Kazı çalışmalarına, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen […]

Trakya’nın En Büyük Antik Tiyatrosu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesinde yer alan Perinthos Antik Kenti’nde, Trakya’nın en büyük tiyatrosu gün yüzüne çıkarılıyor. 

Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesinde, 5 bin yıllık geçmişe sahip Perinthos Antik Kenti’nde arkeolojik kazılar hız kesmeden devam ediyor. Trakya’nın bilinen en büyük tiyatrosunu barındıran bu antik yerleşim, tarihsel ve kültürel önemiyle dikkat çekiyor. Kazı çalışmalarına, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Koçel Erdem başkanlık ediyor. Yaklaşık 55 kişilik ekiple yürütülen kazılar, yalnızca tiyatro alanıyla sınırlı kalmayıp mimari belgeleme, jeofizik ölçümler ve buluntu incelemeleri gibi disiplinlerarası yöntemlerle destekleniyor.

Perinthos’un tiyatrosu, kazının en zorlu alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Erdem, “Bizi burada zorlayan 6 metrelik bir dolgu var. Bu dolgudan çok önemli bulgular elde ediyoruz,” ifadelerini kullanıyor. Bu tabakada gün yüzüne çıkarılan buluntular arasında bir insan iskeleti, Roma dönemine ait bir heykel ve tanrıça Athena’ya adanmış küçük bir heykelcik bulunuyor. Bu buluntular, kentin hem dini hem de sosyal yaşamına dair önemli ipuçları sunuyor. Ayrıca tiyatronun Roma döneminde çok önemli bir yapı olduğu, 6. yüzyıldan sonra ise kapatıldığı arkeolojik verilerle doğrulanıyor.

Perinthos Antik Kenti, Trakya’nın tarihi için stratejik bir öneme sahip. Kaynaklardan edinilen bilgilere göre, antik kent uzun bir dönem bölgenin başkenti olarak kullanıldı. Bu nedenle kentte önemli mimari yapılar ve yazıtların bulunduğu tahmin ediliyordu. Ancak kazılar sırasında ortaya çıkan çok sayıda taş alet, yerleşimin tarihini daha da geriye taşıdı. Prof. Dr. Erdem, “Buranın Yunan, Roma ve Geç Antik Dönemi’ni çok iyi biliyorduk. Ancak buluntular, kentin çok daha erken dönemlere uzandığını gösteriyor,” diyerek çalışmaların bilimsel değerine vurgu yaptı.

Kazı ekibi, çalışmalarını yıl boyunca aralıksız sürdürüyor. Prof. Dr. Erdem, Perinthos’un tüm yapılarının gömülü durumda olması nedeniyle kazıların uzun süreceğini belirtiyor. Buna karşın ortaya çıkarılan her yeni bulgu, hem arkeolojik araştırmalar hem de bölge turizmi açısından büyük bir değer taşıyor. Antik tiyatronun açığa çıkarılmasıyla birlikte Perinthos’un, önümüzdeki yıllarda tarih ve kültür meraklılarının uğrak noktası haline gelmesi bekleniyor. Prof. Dr. Erdem, “Bu büyüklükte bir antik kentin açığa çıkarılması zaman alacak ama bölgeye kültürel ve ekonomik açıdan çok şey katacak,” değerlendirmesinde bulundu.

Trakya’nın En Büyük Antik Tiyatrosu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Trakya’nın Sırrı Kazılarla Ortaya Çıkıyor https://mandal-la.com/trakyanin-sirri-kazilarla-ortaya-cikiyor/ Thu, 24 Apr 2025 12:41:26 +0000 https://mandal-la.com/?p=2640 Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Marmara Denizi kıyısında yer alan kazı alanı, Trakya’nın ilk Trak yerleşimini ortaya çıkarmak amacıyla kazılıyor.  Trakya’da yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olan ve M.Ö. 3 binli yıllara dayanan yerleşim alanı, Prof. Dr. Neşe Atik’in başkanlığında kazılıyor. Kazı çalışmalarında tanrıça Hera’ya ait büyük bir tapınak ile Trak kültürüne ait önemli arkeolojik […]

Trakya’nın Sırrı Kazılarla Ortaya Çıkıyor yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Marmara Denizi kıyısında yer alan kazı alanı, Trakya’nın ilk Trak yerleşimini ortaya çıkarmak amacıyla kazılıyor. 

Trakya’da yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip olan ve M.Ö. 3 binli yıllara dayanan yerleşim alanı, Prof. Dr. Neşe Atik’in başkanlığında kazılıyor.

Kazı çalışmalarında tanrıça Hera’ya ait büyük bir tapınak ile Trak kültürüne ait önemli arkeolojik buluntular ortaya çıkarılıyor.

Traklara ait izlerin sürüldüğü alanda, gelecekte turizm yatırımlarının da artması bekleniyor.

Alan, Turizm Haftası kapsamında gezdiriliyor.

Kazı başkanı Prof. Dr. Neşe Atik açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Traklar, bugünkü bilgilerimize göre milattan önce 2. binde Romanya’nın güneyinden Bulgaristan’a, oradan da bize gelmişler. Bu tabii erken bir dönem ama belki daha evvelinde Hazar’ın kuzeyinden Romanya’ya göç etmiş olabilirler. Trakların milattan önce 1200’lerde Türkiye’nin Trakya’sına geldiğini biliyoruz. Milattan sonra 7. yüzyıla kadar da burada varlıklarını sürdürüyorlar. Çünkü Roma ordularında paralı asker olarak çalışmışlar. Çok değişik, kendilerine özgü isimleri var, oradan biliyoruz. Traklar ölümden hiç korkmuyorlar, şehit olmaktan da. Ölürlerse ölümsüzlüğe kavuşacaklarına inandıkları için Roma ordularında çok tercih edilen kişiler olmuşlardır. Spartaküs’ü herkes biliyor, o da bir Trak kahramanı. Onun gibi nice kahramanlar var.”

“TRAKLAR BEYAZ TENLİ, SARIŞIN VE MAVİ GÖZLÜYDÜ” 

Prof. Dr. Neşe Atik açıklamasının devamında, “Antik yazarlar Trakların fiziki özelliklerini de anlatıyor. Beyaz tenli, sarışın ve mavi gözlü bir halktır diyorlar. Hatta bazılarının kızıl saçlı olduğunu söylüyorlar. Şimdi bu halkın milattan sonra 7. yüzyıla kadar var olduğunu biliyoruz. Ama saf ırk olarak kalmıyorlar. Burayı Makedonyalı kral fethedince Makedonyalılarla bir kaynaşma oluyor. Roma zamanında Romalılarla kaynaşma oluyor. Bizans dönemine kadar devam ediyor. Yani ırk saf olmuyor ama genetik kalıntılar mutlaka var. Bu nedenle Tekirdağ’da beyaz tenli, mavi gözlü ve sarışın insanlar oldukça fazla. Gen analizi yapılsa, günümüzde artık çok farklı sonuçlar ortaya çıkar. Yüzde kaçı Trak, yüzde kaçı Türk anlaşılabilir” diye konuştu.

Büyük bir parselde çalıştıklarını dile getiren Prof. Dr. Atik, “Şu anda önünde bulunduğumuz yer büyük bir tapınak. Hatta tanrıça şehre ismini vermiş. Bu tapınak bir yangında yıkıldığında onarılmamış, tanrıçanın oğlu olan sağlık tanrısının kutsal alanı biraz daha batıya kurulmuş. Sağlık tanrısı olduğu için rahipler de doktor. Tıp aletleri bulduk, ilaç yapım havuzlarını bulduk, ilaç yapım fırınlarını da bulduk. Yani kutsal alanın batıya kaydığını görüyoruz. Bu tepede iki kutsal alan var: biri ana tanrıçaya, diğeri ise oğlunun tapınağına ait” şeklinde açıklamalarda bulunarak Trakların, ölülerini genellikle yatırarak gömdüklerinin bilgisini verdi.

Atik açıklamasında, “İstanbul-Tekirdağ yolu bu alanı ikiye bölmüş. Bu sene ilk kez deniz tarafını kazacağız. Marmara Denizi’nin hemen kıyısında yer alıyor. Orada zengin evleri bulmayı bekliyoruz. Yamaç evleri bulma ihtimalimiz çok yüksek” ifadelerini kullandı.

DEFİNE AVCILARININ HEDEFİNDE 

Kazı Başkanı Prof. Dr. Neşe Atik, kazı alanında zaman zaman hırsızlık girişimleriyle karşılaştıklarını da belirterek, “Kamera sistemi sayesinde kaçak kazılara geçit verilmiyor. Kurulan kamera sistemiyle birlikte kaçak kazı girişimleri anlık olarak yetkililerin cep telefonlarına bildiriliyor. Hem gündüz hem de gece hareketliliğini tespit edebilen sistem, izinsiz girişleri anında haber veriyor. Alana kurulan kameralar sayesinde, kaçakçıların faaliyet yürütme şansı kalmadı” dedi.

Trakya’nın Sırrı Kazılarla Ortaya Çıkıyor yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Hera’nın Şehrindeki Kazılarda Sona Gelindi https://mandal-la.com/heranin-sehrindeki-kazilarda-sona-gelindi/ Sun, 15 Dec 2024 14:12:17 +0000 https://mandal-la.com/?p=2394 Tekirdağ’da Heraion-Teikhos (Hera’nın Şehri) Antik Kentinde devam eden kazı çalışmalarında sona gelindi.  “Geleceğe Miras” Projesi kapsamında yıl boyunca devam eden kazı çalışmalarında şu ana kadar ana tanrıça ve sağlık tanrısı heykelleri, tümülüs (bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere verilen ad), ilaç fırını ve çeşitli sikkeler bulundu. İstanbul Rumeli Üniversitesi Sanat, Tasarım, […]

Hera’nın Şehrindeki Kazılarda Sona Gelindi yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Tekirdağ’da Heraion-Teikhos (Hera’nın Şehri) Antik Kentinde devam eden kazı çalışmalarında sona gelindi. 

“Geleceğe Miras” Projesi kapsamında yıl boyunca devam eden kazı çalışmalarında şu ana kadar ana tanrıça ve sağlık tanrısı heykelleri, tümülüs (bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere verilen ad), ilaç fırını ve çeşitli sikkeler bulundu.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Sanat, Tasarım, Mimarlık Fakültesi Dekanı ve Arkeolojik Araştırmalar Ofisi Koordinatörü ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Neşe Atik, AA muhabirine, Trakların dünyanın kültür tarihi açısından önemli bir medeniyet olduğunu söyledi.

Kazı çalışmalarının bu yıl Hera Kybele Kutsal Alanı’nda yoğunlaştığını aktaran Atik, “Heraion-Teikhos Antik Kenti’ndeki çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kazı çalışmalarımızı kısa zamanda sonlandıracağız.”dedi.

Atik, Hera Kybele Kutsal Alanı’nı gün yüzüne çıkartmak ve turizme kazandırmak istediklerini belirtti.

Kazılarda özellikle milattan önce 4. yüzyıla ait mekanların gün yüzüne çıkartıldığını anlatan Atik, “Çok sayıda Hera Kybele heykelcikleri, dokuma tezgahı ağırlıkları bulduk. Dokumacılığın koruyucusu gibi olmalı burada tanrıça. Bazı tanrı ve tanrıçalar belli meslek kollarını desteklerler. Burada Hera Kybele, dokumacılığı destekliyor.” diye konuştu.

Atik, kazı çalışmalarında elde ettikleri bilgileri sürekli kamuoyu ile paylaşmaya özen gösterdiklerini söyledi.

Trakların dokuma konusunda kendilerini oldukça geliştirdiklerini belirten Atik,”Trakların madenciliği, dokumacılığı ve kendilerine özgü pişmiş toprak kapları var. Burada dokumacılıkla ilgili büyük faaliyet bulunuyor. Aynı zamanda mureksler var ve bunlarla özel boya üretmek mümkün. Kralın elbisesi mureksle boyalıydı. Yani elbiselerini kendileri dokumuş ve kendileri boyamışlar.” ifadelerini kullandı.

Atik, tapınağın üzerine koruma amaçlı bir çatı yapılacağını ve ziyaretçilere tapınağın farklı evrelerinin anlatılacağı bir sistem tasarladıklarını kaydetti.

(AA) 

Hera’nın Şehrindeki Kazılarda Sona Gelindi yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Kiraz Festivali’nin Tarihi Belli Oldu https://mandal-la.com/kiraz-festivalinin-tarihi-belli-oldu/ Thu, 09 May 2024 11:48:03 +0000 https://mandal-la.com/?p=1508 Tekirdağ’da düzenlenen Uluslararası Kiraz Festivali’nin 13-16 Haziran tarihleri arasında düzenleneceği açıklandı. Süleymanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Emin Benan Utku, Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, bu yıl Kiraz Festivali Tertip Komitesi Başkanlığı görevini Tekirdağ Valisi Recep Soytürk’ün yürüteceğini söyledi. Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar ile Vali Soytürk’ü makamında ziyaret ederek bu konuyu […]

Kiraz Festivali’nin Tarihi Belli Oldu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Tekirdağ’da düzenlenen Uluslararası Kiraz Festivali’nin 13-16 Haziran tarihleri arasında düzenleneceği açıklandı.

Süleymanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Emin Benan Utku, Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, bu yıl Kiraz Festivali Tertip Komitesi Başkanlığı görevini Tekirdağ Valisi Recep Soytürk’ün yürüteceğini söyledi.

Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar ile Vali Soytürk’ü makamında ziyaret ederek bu konuyu görüştüklerini anlatan Utku, şunları kaydetti:

“Festivalin tarihini Sayın Valimiz ile istişare ettik. 13-16 Haziran tarihleri arasında düzenlenmesine karar verildi. Çalışmalara yeni başladık. Kakava Şenlikleri ile üst üste geldi. Kakava Şenliklerini bitirdikten sonra önümüzdeki hafta Kiraz Festivali’nin detaylarıyla ilgili komisyonda hep beraber çalışacağız. Hep plan ve bütçe hem de kültür komisyonumuzla 7 Mayıs’ta Meclis’te onaylarımızı alacağız.”

AA

Kiraz Festivali’nin Tarihi Belli Oldu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Beş Bin Yıllık Tarih: Perinthos https://mandal-la.com/bes-bin-yillik-tarih-perinthos/ Fri, 03 May 2024 09:58:43 +0000 https://mandal-la.com/?p=1470 Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesinde bulunan Perinthos Antik Kenti, 5 bin yıllık tarihi ile turizme kazandırılmayı bekliyor. Kazılar tamamlandığında Perinthos Antik Kenti’nin, Trakya’nın en önemli antik kentlerinden biri olması bekleniyor. Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Koçel Erdem, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Arkeoloji Topluluğunca Fen Edebiyat Fakültesinde düzenlenen arkeoloji seminerinde […]

Beş Bin Yıllık Tarih: Perinthos yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesinde bulunan Perinthos Antik Kenti, 5 bin yıllık tarihi ile turizme kazandırılmayı bekliyor. Kazılar tamamlandığında Perinthos Antik Kenti’nin, Trakya’nın en önemli antik kentlerinden biri olması bekleniyor.

Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Koçel Erdem, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Arkeoloji Topluluğunca Fen Edebiyat Fakültesinde düzenlenen arkeoloji seminerinde yaptığı konuşmada, antik kentte tiyatro alanında kazı çalışması yapıldığını aktardı.

Perinthos Antik Kenti’nin Trakya’daki en önemli antik kentlerden biri olduğuna işaret eden Erdem, “Tarih öncesi başlıyor ve günümüze kadar Traklar, Roma, Bizans ve Osmanlı burada iskan etmiş. Burada kazılara 2021 yılında başladık. Antik kentin tiyatrosunu kazıyoruz. Bu tiyatro Trakya’nın en büyük tiyatrosu. Burası o dönemde başkent olduğu için önemli. Buradan çıkan önemli eserler müzede sergileniyor” dedi.

Erdem, bu yıl kazıların temmuz ayında başlaması için planlama yaptıklarını söyledi.

Kentten çıkan eserlerin medeniyetlerin tarihine ışık tuttuğunu belirten Erdem, “Burası birçok savaş görmüş, birçok tarihi olaya tanık olmuş, deprem görmüş, yıkım görmüş. Bu sene kazı çalışmalarının yanı sıra kent çevresinde arkeolojik eserlerin tespiti için de araştırmalar devam edecek” dedi.

Kazıların ardından arkeolojik yapıları ve kültür varlıklarını restore ederek yeni işlevler kazandırılması, danışma merkezleri ve bölgeye bir gezi rotası yapılmasının planlandığını aktaran Erdem, “Kentin İstanbul’a yakın olması çok önemli. Ulaşım imkanlarının iyi olması turizm için avantaj. Çanakkale’ye giden yol üzerinde olması da önemli. Kente gelecekler Marmaraereğlisi’ndeki antik kenti görüp ardından kent merkezindeki müzeyi gezme fırsatı bulacak. Perinthos Antik Kenti tarihi, kültürel ve turizm destinasyonu üzerinde bulunuyor” diye konuştu.

AA

Beş Bin Yıllık Tarih: Perinthos yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Kayıp Çimpe Kalesi Bulundu https://mandal-la.com/kayip-cimpe-kalesi-bulundu/ Wed, 17 Apr 2024 10:10:19 +0000 https://mandal-la.com/?p=1311 Osmanlıların Rumeli’ye geçerek, beylikten imparatorluğa yükselişinde sembolik önemi bulunan Çimpe Kalesi’nin yerini Hacettepe Üniversitesi Tarih Anabilim Dalı doktora öğrencisi Metin Tetik buldu. Tekirdağ’ın Şarköy ilçesine bağlı Yeniköy yakınlarında arazi çalışmaları sırasında Cintepe-Cinbasar Tepe’de kale kalıntılarıyla karşılaştığını belirten Hacettepe Üniversitesi Tarih Anabilim Dalı doktora öğrencisi Metin Tetik, Osmanlı arşiv belgelerinin bu bölgeyi, özellikle bu noktayı işaret […]

Kayıp Çimpe Kalesi Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Osmanlıların Rumeli’ye geçerek, beylikten imparatorluğa yükselişinde sembolik önemi bulunan Çimpe Kalesi’nin yerini Hacettepe Üniversitesi Tarih Anabilim Dalı doktora öğrencisi Metin Tetik buldu.

Tekirdağ’ın Şarköy ilçesine bağlı Yeniköy yakınlarında arazi çalışmaları sırasında Cintepe-Cinbasar Tepe’de kale kalıntılarıyla karşılaştığını belirten Hacettepe Üniversitesi Tarih Anabilim Dalı doktora öğrencisi Metin Tetik, Osmanlı arşiv belgelerinin bu bölgeyi, özellikle bu noktayı işaret etmesi, kalıntıların Çimpe Kalesi’ne ait olduğunu güçlendirdiğini söyledi.

Tetik, “Bu bölge 1475 tarihindeki Gelibolu Defteri’nde ‘Karye-i Umur-Beğlü Cinbi/Çimpe dahi derler’ diye belirtiliyor. Gelibolu Yarımadası’nı karış karış gezdim. Bu bölgeye geldiğim zaman Çimpe Kalesi’ni aramaya başladım. Çimpe’nin diğer varyasyon isimleri var; ‘Çin Hisarı’, ‘Cinbe’, ‘Cinbi’ gibi isimler ya da ‘Umurbeyli köyünün olup olmadığını sordum. Evreşe’den tutun, Adilhan köyüne kadar bütün arazileri gezdim. Köylüler, Yeniköy’de ‘Cintepe’, ‘Cinbasar Tepe’ gibi bir yerleşim isminden bahsetti. Bu yer Yeniköy’e 2 kilometre mesafede. Araziye geldik ve burada kale kalıntıları bulduk” ifadelerini kullandı.

“OSMANLI ARŞİV BELGELERİYLE UYUŞUYOR”

Metin Tetik, kale kalıntılarının olduğu alanın hem Saros Körfezi’ni hem de Evreşe’yi gördüğünü belirterek şöyle devam etti:

“Konumu ve ‘Cintepe’, ‘Cinbasar Tepe’ isimleri nedeniyle Yeniköy’deki alanın Çimpe Kalesi olabileceğini düşünerek çalışmalarımızı sürdürdük. Alanın ‘Çimpe’ olabileceğini düşündüren başka veriler bulmaya çalıştım. Mimar Sinan Üniversitesi’nden bir hocamızın burada yüzey araştırması yaptığını öğrendim. Yaptığı çalışmalar, bu kalıntıların Antik dönem Bizans kalesi olduğunu söylüyor. O veriler çok önemli. Burada hakikaten bir kale kalıntısı var ki, define avcılarının kazdığı bölgede kale kanıtları, surlar, sütunlar çok belli. Onun dışında kalenin tepede olması önemli bir başka nokta. Bizans kaynaklarında Fatih’in Yeniçerilere yaptığı bir konuşmasını aktarıyor, ‘Benim atalarım, Rumeli’den geçtikleri zaman dağın tepesindeki kaleyi aldılar, yavaş yavaş ovaya indiler’ diyor. Bu noktada kalenin dağın tepesinde olması gerekiyor. Bu durum Osmanlı arşiv belgeleriyle uyuşuyor.”

“BU NOKTANIN KORUNMASI LAZIM”

“Erken dönem Osmanlı tarihlerinde Çimpe’den sonra fethedilen kalelerden bahsediliyor. Yani Çimpe’den sonra fethedilen 3 kale şu an benim ‘Çimpe’ diye tespit ettiğim yerin etrafında bulunuyor. Ayrıca 1569 ve 1600 tarihlerinde Umur-Beğlü köyünün çevresindeki köyler, Yünlüce, Cenger-Halil (Çengarlu), Uluman, Sofuca (Sofuköy), Yayaağaç, İdris Fakih (Doğancılı), Hasan-Bulgur (Bulgur). Günümüzde bu köyler, ‘Cintepe’, ‘Cinbasar Tepe’ yani Çimpe Kalesi’nin çevresinde bulunmakta. Böylelikle burasının Çimpe olduğu bu verilerle netleşiyor.

“İlk olarak bu alanın 1’inci dereceden SİT alanı haline getirilmesi gerekiyor. Çünkü Rumeli’ye geçişin ilk adımı Çimpe, tarihte ve Türk dünyasında çok önemli bir adım. Bu noktanın korunması lazım. En son geldiğimde defineciler burayı tahrip etmişti. Burada araştırma yapılması lazım. Yoksa çok önemli bir değerimizi kaybetmek üzere olabiliriz.”

DHA

Kayıp Çimpe Kalesi Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>