tarih arşivleri - Mandal Radyo https://mandal-la.com/tag/tarih/ Mandal Radyo Tue, 09 Dec 2025 17:08:13 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9 https://mandal-la.com/wp-content/uploads/2023/09/cropped-120-32x32.png tarih arşivleri - Mandal Radyo https://mandal-la.com/tag/tarih/ 32 32 Amasra’da Medusa Figürü Bulundu https://mandal-la.com/amasrada-medusa-figuru-bulundu/ Tue, 09 Dec 2025 17:08:06 +0000 https://mandal-la.com/?p=3166 Bartın’ın Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti’nde, Medusa’nın ender görülen gülümseyen figürü bulundu.  Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından 3 yıl önce başlatılan kurtarma kazılarında ortaya çıkan eserler üzerinde yapılan incelemeler, antik çağlarda ilçede görkemli yapıların olduğunu ortaya koydu. BARÜ Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam başkanlığında 2 bin 850 metrekare alanda yapılan […]

Amasra’da Medusa Figürü Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Bartın’ın Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti’nde, Medusa’nın ender görülen gülümseyen figürü bulundu. 

Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından 3 yıl önce başlatılan kurtarma kazılarında ortaya çıkan eserler üzerinde yapılan incelemeler, antik çağlarda ilçede görkemli yapıların olduğunu ortaya koydu.

BARÜ Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam başkanlığında 2 bin 850 metrekare alanda yapılan çalışmalarda, doğal afetler sonucu yıkılan Roma dönemine ait, boyu 9 metreyi bulan mermer sütunlarıyla dikkati çeken stoa yapı bulunduğu belirlendi.

Korint (antik mimaride sütun düzeni) düzeninde inşa edilen yapı, orijinal parçalar kullanılarak gerçekleştirilen titiz çalışmalarla aslına uygun restore ediliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının destekleriyle gerçekleştirilen çalışmalara, BARÜ’nün yanı sıra birçok üniversiteden alanında uzman bilim insanı ve öğrenciler katılıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığının “Geleceğe Miras” projesi kapsamında yapılan çalışmalarla anastylosis (antik bir yapının her bir taşına kadar birebir şekilde restorasyonu) uygulamasıyla yapıya ait orijinal mimari parçalardan yararlanılarak üç sütun ayağa kaldırıldı. Diğer 4 sütun ile yapıya ait bloklar, tavan kasetleri ile mimari parçaların tamamı uzun soluklu çalışmalar sonucu gün yüzüne çıkarıldı.

Geniş bir alana yayılan görkemli yapıya ait 4 sütun ile diğer parçaların da yıl sonuna kadar ayağa kaldırılması ve alanın önemli turizm noktası olması hedefleniyor.

Bu arada, mermer blokların üzerine konumlandırılan tavan kasetleri üzerinde, Yunan mitolojisinde “gözlerine bakanı taşa çeviren, yılan saçlı, keskin dişli dişi canavar” olarak bilinen Medusa’nın ender görülen gülümseyen figürüne rastlanması da heyecan yarattı.

Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam, AA muhabirine, Kum Mahallesi’nde okul inşaatı sırasında 2017’de tarihi kalıntılara rastlanmasının ardından koruma altına alınan bölgede 2022’den bu yana devam eden kazı çalışmalarında stoa yapısının ortaya çıktığını ve Roma dönemine ait yapıyı tamamen ayağa kaldırmak için restorasyon çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Geçen yıl ayağa kaldırılan 3 sütunun ardından yıl sonuna kadar 4 sütunun daha ayağa kaldırılacağını anlatan Çam, yapının, Karadeniz Bölgesi’nin mermerden yapılmış en anıtsal yapısı olduğunu ve antik kentin de görkemini gözler önüne serdiğini vurguladı.

Alanda yeni bir stoa yapının varlığını tespit ettiklerini ve gelecek yıl bu yapıyı ortaya çıkarma çalışmalarının yapılacağını bildiren Çam, şöyle devam etti:

“Aslında içinde bulunduğumuz alan agora ya da forum olarak isimlendirdiğimiz, Roma döneminde kentin sosyalleşme alanı, ticaretin, sosyalliğin gerçekleştiği önemli bir merkez olduğunu gösterdi. Bu anlamda stoa yapısından elde ettiğimiz her türlü veri aynı zamanda Amastris Antik Kenti’nin Roma dönemindeki yaşam standartlarını, kültürünü gösteren kanıtlar sundu. Bundan sonraki süreçte de yapının ayağa kaldırılmış halini ziyaretçilerle paylaşmak için heyecan duyuyoruz. Çalışmalarımız planladığımız gibi giderse 2026 sonu en geç 2027 başında alanı kısmi ziyarete açmayı planlıyoruz. Biz de oldukça heyecanlıyız. Alanın bir an önce turizme kazandırılmasını, yerli ve yabancı turistlerin antik kentin yavaş yavaş ayağa kaldırılmasını görmelerini, izlemelerini istiyoruz.”

Çam, stoa yapıya ait 9 metre yüksekliğindeki sütunların üzerine konumlandırılan tavan kasetlerinin üzerinde Yunan mitolojisinde “gözlerine bakanı taşa çeviren, yılan saçlı dişi canavar” olarak bilinen Medusa’nın ender görülen gülümseyen figürüne rastlanılmasının da özel bir durum olduğunu dile getirdi.

Alanda önceki yıllarda yapılan çalışmalarda Büyük İskender başı, Nymphe (su perisi), Lares (ev tanrısı) heykelleri ile amulet (tılsımlı muska), farklı dönemlere ait sikkeler ve yazıt parçaları bulunmasına karşın gülümseyen Medusa figürünün görülmesinin ender bir durum olduğuna işaret eden Çam, sözlerini şöyle tamamladı:

“Binalar, kalkanlar üzerinde, yapıların alınlarında görülen Medusa normalde yılan saçlı, korkutucu ifadesiyle düşmanı korkutmak, korku salmak, koruyuculuk amacıyla sembolleşmiş bir figürken bizim Medusa’mız tıpkı bir Eros gibi küçücük bir çocuğun yüzü gibi ve gülümser vaziyette yapılmış olması bizleri heyecanlandırdı. Bir Eros gibi gülümsemesi o dönemde kentin huzurunu, refahını yansıtır gibi yapılması bize bundan sonraki süreçte hem yapı bağlamında hem de antik kentin ortaya çıkışı noktasında çok büyük umut verdi.”

Amasra’da Medusa Figürü Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Büyük Mısır Müzesi Açıldı https://mandal-la.com/buyuk-misir-muzesi-acildi/ Sat, 01 Nov 2025 14:32:43 +0000 https://mandal-la.com/?p=3070 Mısır, modern çağın kültürel simgesi olmayı hedefleyen Büyük Mısır Müzesi’nin (GEM) resmi açılışını gerçekleştirdi.  Giza’daki Keops Piramidi’nin hemen yanında yer alan dev müze, dünyanın en büyük arkeoloji müzesi olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 100 bin eserin sergilendiği müzede, Mısır tarihinin yedi bin yıllık dönemine ait eserler bulunuyor. Müzenin en dikkat çekici bölümü, Tutankhamun’un bozulmamış mezarındaki tüm eserlerin […]

Büyük Mısır Müzesi Açıldı yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Mısır, modern çağın kültürel simgesi olmayı hedefleyen Büyük Mısır Müzesi’nin (GEM) resmi açılışını gerçekleştirdi. 

Giza’daki Keops Piramidi’nin hemen yanında yer alan dev müze, dünyanın en büyük arkeoloji müzesi olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 100 bin eserin sergilendiği müzede, Mısır tarihinin yedi bin yıllık dönemine ait eserler bulunuyor.

Müzenin en dikkat çekici bölümü, Tutankhamun’un bozulmamış mezarındaki tüm eserlerin ilk kez bir arada sergilenmesi oldu.

İngiliz arkeolog Howard Carter tarafından 1922’de keşfedilen mezardan çıkarılan 5 bin 500’ün üzerindeki eserin tamamı, artık aynı salonda ziyaretçilerini bekliyor. Bu koleksiyon arasında altın ölüm maskesi, tahtı ve savaş arabaları da yer alıyor.

Müzenin eski yöneticisi ve Uluslararası Mısırbilimciler Birliği Başkanı Dr. Tarek Tawfik, “Artık hiçbir şey depoda kalmadı, hiçbir eser başka müzede değil. Ziyaretçiler, Howard Carter’ın yüz yıl önce yaşadığı deneyimin aynısını yaşayacak” dedi.

Yaklaşık 1,2 milyar dolar maliyetle tamamlanan müzenin yılda 8 milyon turist çekmesi bekleniyor. Mısır, bu proje ile turizmini yeniden canlandırmayı amaçlıyor. Rehber ve Mısırbilimci Ahmed Seddik, “Bu müze, Mısırbilim ve kültürel turizmin yeni altın çağı olacak” ifadelerini kullandı.

Piramitlere bakan dev yapı 

Yaklaşık 500 bin metrekarelik alana kurulan müze, 70 futbol sahası büyüklüğünde. Dış cephesi hiyerogliflerle süslü ve piramit şeklinde bir girişe sahip.

Ziyaretçileri karşılayan 11 metre yüksekliğindeki II. Ramses heykeli ve asılı haldeki 16 metrelik obelisk, yapının en görkemli eserlerinden.

Proje ilk kez 1992’de Hüsnü Mübarek döneminde gündeme geldi, ancak Arap Baharı, ekonomik krizler ve Covid-19 pandemisi nedeniyle uzun yıllar gecikti. Eski Turizm ve Eserler Bakanı Dr. Zahi Hawass, “Bu müze, Mısırlı arkeologların dünyadaki meslektaşlarıyla eşit düzeyde olduğunu gösteriyor” dedi.

Hawass ayrıca üç önemli eserin geri getirilmesi için çağrıda bulundu: Rosetta Taşı (British Museum), Dendera Zodyağı (Louvre) ve Nefertiti Büstü (Berlin). “Bu üç ülke, bu eserleri iyi niyet göstergesi olarak Mısır’a armağan etmeli” dedi.

Geri dönüş çağrısı 

Mısırlı arkeolog Dr. Monica Hanna da aynı üç eserin “sömürge döneminde alınan miraslar” olduğunu belirterek geri verilmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan British Museum, şu ana kadar Mısır hükümetinden “Rosetta Taşı’nın iadesine ilişkin resmi bir talep almadığını” açıkladı.

Modern Mısır’ın vitrini 

Büyük Mısır Müzesi yalnızca antik eserleri değil, aynı zamanda Mısır’ın modern kültürel başarısını da yansıtıyor. Tutankhamun’un zırhı ve deri zanaatları, Mısırlı restoratörler tarafından titizlikle onarıldı.
Dr. Tawfik, “Bu proje sadece geçmişimizi değil, modern Mısır’ın ustalığını da sergiliyor” ifadelerini kullandı.

Büyük Mısır Müzesi Açıldı yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Adıyaman’da Roma Yerleşimi Bulundu https://mandal-la.com/adiyamanda-roma-yerlesimi-bulundu/ Thu, 16 Oct 2025 13:53:14 +0000 https://mandal-la.com/?p=3036 Adıyaman’ın Gerger ilçesi kırsalında, Roma dönemine ait yaklaşık 150 dönümlük yerleşim alanı bulundu.  Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, Oymaklı köyü sınırlarındaki dağlık alanda tarihi eser olabileceği değerlendirilen bazı parçaların bulunması üzerine bölgede inceleme başlattı. Ekipler, çalışmalarda Milattan Sonra (MS) 4. yüzyıla ait olduğu belirlenen bölgede çok sayıda üzüm işliği, sarnıç, öğütme taşları ve yapı temellerine rastladı. […]

Adıyaman’da Roma Yerleşimi Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Adıyaman’ın Gerger ilçesi kırsalında, Roma dönemine ait yaklaşık 150 dönümlük yerleşim alanı bulundu. 

Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, Oymaklı köyü sınırlarındaki dağlık alanda tarihi eser olabileceği değerlendirilen bazı parçaların bulunması üzerine bölgede inceleme başlattı.

Ekipler, çalışmalarda Milattan Sonra (MS) 4. yüzyıla ait olduğu belirlenen bölgede çok sayıda üzüm işliği, sarnıç, öğütme taşları ve yapı temellerine rastladı.

Alanın tescil edilmesi için Şanlıurfa Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne başvuru yapılacak.

Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan, alanda çok sayıda yapının olduğunu, bölgenin Kahta Kalesi’ne yakın olması nedeniyle yerleşim alanı olarak kullanıldığını ifade etti.

Alkan, şöyle konuştu:

“Bu alanda yaptığımız incelemelerde çok sayıda üzüm işliği, sarnıç ve aynı zamanda öğütme taşları bulduk. Günümüzden 1600 yıl öncesine dayanan bu mimari yapılar çok önemli bir alanın olduğunu bize göstermekte. Birden fazla üzüm işliğinin olması, büyük ihtimal sanayi ölçekli şarap üretim yeri olarak da gözümüze çarpıyor. Mimari forma baktığımız zaman Roma dönemi yapıları olduğunu görmekteyiz. 150 dönüm olan bu alanda birçok sayıda mimari yapı mevcut. Bu mimari yapıların özellikle temel kalıntıları günümüze kadar gelmiş bulunmakta. Ayrıca bu mimari yapılar düzgün olmayan taşlardan yapılmış duvar yapıları. Burada yapılacak detaylı incelemeler sonucunda ise daha birçok sürprizle karşılaşacağımızı düşünüyoruz.”

Adıyaman’da Roma Yerleşimi Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Batık Şehirden Çıkarılan Eserler https://mandal-la.com/batik-sehirden-cikarilan-eserler/ Thu, 21 Aug 2025 07:10:43 +0000 https://mandal-la.com/?p=2841 Mısır’da Akdeniz’in derinliklerindeki batık şehirden çıkarılan eserler, düzenlenen sergiyle tanıtıldı.  Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanı Şerif Fethi ve İskenderiye Valisi Ahmed Halid, İskenderiye Ulusal Müzesi’nde “Batık Şehrin Sırları” adlı arkeolojik serginin açılışını gerçekleştirdi. Tarihi Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed İsmail Halid, sergide çeşitli alanlardan çıkarılan 86 nadir eserin yer aldığını dile getirdi. Sergide, […]

Batık Şehirden Çıkarılan Eserler yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Mısır’da Akdeniz’in derinliklerindeki batık şehirden çıkarılan eserler, düzenlenen sergiyle tanıtıldı. 

Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanı Şerif Fethi ve İskenderiye Valisi Ahmed Halid, İskenderiye Ulusal Müzesi’nde “Batık Şehrin Sırları” adlı arkeolojik serginin açılışını gerçekleştirdi.

Tarihi Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed İsmail Halid, sergide çeşitli alanlardan çıkarılan 86 nadir eserin yer aldığını dile getirdi.

Sergide, Avrupa Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü tarafından 2000 yılından bu yana Mısır’ın kuzeyindeki Abukir Körfezi’nden çıkarılan taşınabilir eserlerden oluşan bir koleksiyon ile İskenderiye’nin doğu limanındaki batık “Kraliyet kentinden” çıkarılan parçalar yer alıyor.

Sergideki heykel, çanak, çömlek ile mücevherler, Akdeniz’deki batık şehirde binlerce yıl önce yaşamış medeniyetlere ışık tutuyor.

Batık Şehirden Çıkarılan Eserler yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Nemrut Dağı Eteklerinde 750 Yıllık Han ve Köprü Bulundu https://mandal-la.com/nemrut-dagi-eteklerinde-750-yillik-han-ve-kopru-bulundu/ Wed, 18 Dec 2024 06:55:50 +0000 https://mandal-la.com/?p=2399 Adıyaman’da Nemrut Dağı eteklerinde, 13’üncü yüzyıla tarihlendirilen han ve köprü bulundu. Han, Evliya Çelebi’nin “Seyahatname”sinde de geçiyor. Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, Malatya ile Nemrut Dağı’nın kesiştiği dağlık alanda yer alan Sincik ilçesine bağlı Taşkale köyü kırsalında tarihi yapı olduğu bilgisi aldı. Bölgeye giden ekipler, burada yaptıkları incelemede, tarihi yapının taş ve tonoz kemerlerle inşa edilen, […]

Nemrut Dağı Eteklerinde 750 Yıllık Han ve Köprü Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Adıyaman’da Nemrut Dağı eteklerinde, 13’üncü yüzyıla tarihlendirilen han ve köprü bulundu. Han, Evliya Çelebi’nin “Seyahatname”sinde de geçiyor.

Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, Malatya ile Nemrut Dağı’nın kesiştiği dağlık alanda yer alan Sincik ilçesine bağlı Taşkale köyü kırsalında tarihi yapı olduğu bilgisi aldı. Bölgeye giden ekipler, burada yaptıkları incelemede, tarihi yapının taş ve tonoz kemerlerle inşa edilen, 3 ayrı bölgeden oluşan Selçuklu dönemine ait han olduğunu belirledi.

Adıyaman Müzesi Müdürü Mehmet Alkan, AA muhabirine, kendilerine gelen bilgiler üzerine bölgeye geldiklerini ve hanın tespitini yaptıklarını anlattı. “Bu alanda yaklaşık 17 ila 21 metre arasında değişen duvar uzunlukları mevcut. Yapının üst kısmı tonozlarla örtülmüş, 3 tonozlu yapı göze çarpmakta. Bu tonozlu yapıların güney kısmı hariç diğer kısımlar günümüze sağlam şekilde gelmiş. Ayrıca, buraya baktığımız zaman kim tarafından yapıldığı bilinmemekle beraber Malatya ile Harput arasındaki Yer Hanı benzerliği göze çarpmakta.”

Hanın tarihine ilişkin bilgiler veren Alkan, “Burası Erzincan ve Malatya’daki hanların yapısal özellik ve benzerliğinden dolayı milattan sonra 13’üncü yüzyıla tarihlenmektedir. Yani günümüzden yaklaşık 750 yıl önce yapılmıştır.” dedi.

Tarihi hanın, Evliya Çelebi’nin “Seyahatname” adlı eserinde de geçtiğini aktaran Alkan, “Hanın bulunduğu alan bir kasabayı andırıyor ve burada köprü de yer alıyor. Seyahatname’de ayrıca Sürre kasabasından bahsedilmekte. Bölgeyi suyuyla, temiz havasıyla, cami, han ve hamamlardan oluşan şirin bir kasaba olarak tarif etmektedir. Bizler de bu alanın Sürre kasabası olduğunu düşünmekteyiz.” şeklinde konuştu.

(AA)

Nemrut Dağı Eteklerinde 750 Yıllık Han ve Köprü Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Hera’nın Şehrindeki Kazılarda Sona Gelindi https://mandal-la.com/heranin-sehrindeki-kazilarda-sona-gelindi/ Sun, 15 Dec 2024 14:12:17 +0000 https://mandal-la.com/?p=2394 Tekirdağ’da Heraion-Teikhos (Hera’nın Şehri) Antik Kentinde devam eden kazı çalışmalarında sona gelindi.  “Geleceğe Miras” Projesi kapsamında yıl boyunca devam eden kazı çalışmalarında şu ana kadar ana tanrıça ve sağlık tanrısı heykelleri, tümülüs (bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere verilen ad), ilaç fırını ve çeşitli sikkeler bulundu. İstanbul Rumeli Üniversitesi Sanat, Tasarım, […]

Hera’nın Şehrindeki Kazılarda Sona Gelindi yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Tekirdağ’da Heraion-Teikhos (Hera’nın Şehri) Antik Kentinde devam eden kazı çalışmalarında sona gelindi. 

“Geleceğe Miras” Projesi kapsamında yıl boyunca devam eden kazı çalışmalarında şu ana kadar ana tanrıça ve sağlık tanrısı heykelleri, tümülüs (bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere verilen ad), ilaç fırını ve çeşitli sikkeler bulundu.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Sanat, Tasarım, Mimarlık Fakültesi Dekanı ve Arkeolojik Araştırmalar Ofisi Koordinatörü ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Neşe Atik, AA muhabirine, Trakların dünyanın kültür tarihi açısından önemli bir medeniyet olduğunu söyledi.

Kazı çalışmalarının bu yıl Hera Kybele Kutsal Alanı’nda yoğunlaştığını aktaran Atik, “Heraion-Teikhos Antik Kenti’ndeki çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kazı çalışmalarımızı kısa zamanda sonlandıracağız.”dedi.

Atik, Hera Kybele Kutsal Alanı’nı gün yüzüne çıkartmak ve turizme kazandırmak istediklerini belirtti.

Kazılarda özellikle milattan önce 4. yüzyıla ait mekanların gün yüzüne çıkartıldığını anlatan Atik, “Çok sayıda Hera Kybele heykelcikleri, dokuma tezgahı ağırlıkları bulduk. Dokumacılığın koruyucusu gibi olmalı burada tanrıça. Bazı tanrı ve tanrıçalar belli meslek kollarını desteklerler. Burada Hera Kybele, dokumacılığı destekliyor.” diye konuştu.

Atik, kazı çalışmalarında elde ettikleri bilgileri sürekli kamuoyu ile paylaşmaya özen gösterdiklerini söyledi.

Trakların dokuma konusunda kendilerini oldukça geliştirdiklerini belirten Atik,”Trakların madenciliği, dokumacılığı ve kendilerine özgü pişmiş toprak kapları var. Burada dokumacılıkla ilgili büyük faaliyet bulunuyor. Aynı zamanda mureksler var ve bunlarla özel boya üretmek mümkün. Kralın elbisesi mureksle boyalıydı. Yani elbiselerini kendileri dokumuş ve kendileri boyamışlar.” ifadelerini kullandı.

Atik, tapınağın üzerine koruma amaçlı bir çatı yapılacağını ve ziyaretçilere tapınağın farklı evrelerinin anlatılacağı bir sistem tasarladıklarını kaydetti.

(AA) 

Hera’nın Şehrindeki Kazılarda Sona Gelindi yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Çanakkale’de Antik Sahne Bulundu https://mandal-la.com/canakkalede-antik-sahne-bulundu/ Fri, 06 Dec 2024 11:43:00 +0000 https://mandal-la.com/?p=2367 Çanakkale’nin Ezine ilçesi sınırlarındaki Alexandria Troas Antik Kenti’nde süren kazılarda, müzikal etkinliklerin merkezi olan sahne binası ve orkestra alanı bulundu. Roma kolonisi olduktan sonra büyük bir liman kentine dönüşen, 1 ila 4’üncü yüzyıllar boyunca büyüyen, güçlü bir ekonomiye sahip olan ve nüfusu 100 binlere çıkan, 11 ila 13’üncü yüzyıllarda ise terk edilen antik kentteki kazı […]

Çanakkale’de Antik Sahne Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Çanakkale’nin Ezine ilçesi sınırlarındaki Alexandria Troas Antik Kenti’nde süren kazılarda, müzikal etkinliklerin merkezi olan sahne binası ve orkestra alanı bulundu.

Roma kolonisi olduktan sonra büyük bir liman kentine dönüşen, 1 ila 4’üncü yüzyıllar boyunca büyüyen, güçlü bir ekonomiye sahip olan ve nüfusu 100 binlere çıkan, 11 ila 13’üncü yüzyıllarda ise terk edilen antik kentteki kazı çalışması, 15 bilim insanı ve uzmanının katılımıyla sürüyor.

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında bu sene 1 Temmuz’da başlayan kazıya 1 ay daha devam edeceklerini söyledi.

Odeonda 2020’de başladıkları çalışmalarda önemli bir aşamaya geldiklerini belirten Öztepe, “Henüz yapının küçük bir kısmı gün ışığına çıkarılmış olsa da özellikle 1 aydır burada yaptığımız çalışmalarda yapının sahne binası, orkestra kısmı olan yarım dairesel gösteri alanı ve onun gerisindeki oturma sıralarının bulunduğu alana geçişi sağlayabilecek bir bölüme ulaştık” dedi. 

Öztepe, Alexandria Troas’ın son yerleşimcilerinin, odeonun üst katmanlarında yaşamış olabileceklerini dile getirdi.

Kentin ekonomik gücünü 11’inci yüzyıldan sonra büyük ölçüde yitirdiğini, nüfusun iyice azaldığını aktaran Öztepe, “Bu süreçte civarda ne kadar yapı varsa yine çevreden topladıkları mimari elemanlarla ev, konut tarzında ama basit mimarisi olan barınaklar yapmışlar. O katmanları kaldırdık, altından yoğun bir moloz ve blok taş katmanı geldi. Onların da bir kısmını kenara aldık. Şimdi onun altından mermer kaplama döşemesi ve köşe profilleri, duvar profilleri gelmeye başladı. Bu bizi umutlandırdı” ifadesini kullandı.

Öztepe, molozun içinde gün ışığına çıkarılan oturma sıralarına ait mermer kaplamalar ve birkaç parça heykeltıraşlık eserin kendileri için umut verici olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Öztepe, hem güneye hem doğuya doğru oturma sıralarına ve sahne binasına doğru çalışmaları sürdüreceklerini söyledi.

Birkaç oturma sırasına ve sahne binasının bazı detaylarına ulaşmayı umduklarını anlatan Öztepe, şöyle devam etti:

“Burası bir odeon yapısı yani çatısı olan bir küçük tiyatro alanı. Burada daha çok müzikal etkinlikler gerçekleştiriliyor. Biz bu yapının kent içinde önemli olduğunu biliyoruz. Hemen bu yapının önünde yani denize doğru bakan ana giriş cephesinin önünde 2006 yılında 3 mektubu içeren İmparator Hadrianus dönemine ait yazıt gün ışığına çıkarılmıştı. Bu yazıtta, buradaki festival takvimi, festivale kimlerin nasıl katkı vereceği ve özellikle o dönemde gerçekleşecek yarışmalarda elde edilecek ödüllerin kime nasıl dağıtılacağıyla ilgili bilgiler yer almaktaydı.

Bunun dışında 2012 yılında hemen odeonun dışında yani kuzey tarafında bulduğumuz koridor yapımız var. O koridor yapısının içinde bir Yunanca yazıt heykel kaidesinde Midilli Adası’ndan, bugünkü Midilli merkezi olarak adlandırılan yerden bir yarışmaya katılıp, bu yarışmada başarı kazanmış bir müzisyenin heykelinin dikildiğini anlıyoruz. Bütün bunlar odeonun özel bir yapı olduğunu gösteriyor. 1’inci yüzyılın ikinci yarısından itibaren odeon bu işlevini kullanmaya başlamış ama sanırım buradaki etkinlikler Hadrianus döneminde daha önemli bir konuma gelmiş.”

Odeonun yaklaşık 1800 yıllık geçmişe sahip olduğu bilgisini veren Öztepe, bölgede ayrıca duvar derzleri ve sıvalardaki boşalma ve bozulmaları onardıklarını belirtti.

Öztepe, temmuzdan bu yana 3’ü restoratör 6 kişilik ekiple odeonun yakın çevresi, koridorlar ve paralel komşu binaların duvarlarındaki çalışmaları sürdürdüklerini dile getirerek, “Önümüzdeki süreçte kazısı tamamlanmış alanlarda ve bunlara ait binalarda ziyaretçilerin bilgilendirilmelerine yönelik çalışmalar gerçekleştireceğiz. Belki bu binaların üst konstrüksiyonları yapılacak ve ayağa kaldırma çalışmalarını yürüteceğiz. Bunun dijital ortamdaki kısmını bu yıl denedik. Bu çalışmaları özellikle aktif kazı sezonumuz bitse bile yeni yıla taşıyacağız” diye konuştu.

Çanakkale’de Antik Sahne Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Çatalhöyük’te Zaman Yolculuğu https://mandal-la.com/catalhoyukte-zaman-yolculugu/ Wed, 04 Dec 2024 13:17:37 +0000 https://mandal-la.com/?p=2359 Konya’nın Çumra ilçesindeki UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Çatalhöyük, 9 bin yıllık geçmişini dijital teknolojilerle ziyaretçilere sunuyor.  Konya Büyükşehir Belediyesi’nin 14 ay önce hizmete aldığı Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi, neolitik dönemde yaklaşık 8 bin kişinin bir arada yaşadığı ören yerinin tanıtımına katkı sağlıyor. Açıldığı günden bu yana yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi […]

Çatalhöyük’te Zaman Yolculuğu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Konya’nın Çumra ilçesindeki UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Çatalhöyük, 9 bin yıllık geçmişini dijital teknolojilerle ziyaretçilere sunuyor. 

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin 14 ay önce hizmete aldığı Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi, neolitik dönemde yaklaşık 8 bin kişinin bir arada yaşadığı ören yerinin tanıtımına katkı sağlıyor.

Açıldığı günden bu yana yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi gören merkeze gelenler, interaktif ve dijital ekranlarla kentin kapısız evleri, duvar çizimleri, kadın-erkek heykelcikleri, yırtıcı hayvan kemik ve pençeleri, çoklu mezarları ve tarımın izlerini keşfediyor.

Dünyada kentleşmenin olduğu ilk yerlerden Çatalhöyük’te kazı ve bilim dünyasında önemli keşiflerin kapısını aralayan buluntuların replikaları da sergileniyor. 

Çatalhöyük Tanıtım ve Karşılama Merkezi Sorumlusu Gülsün Ergen, ahşap konstrüksiyonlu karşılama merkezin Türkiye’de ilklerden olduğunu söyledi.

Merkezin, Çatalhöyük ören yerinin tanıtımına katkı sağladığına işaret eden Ergen, şöyle konuştu:

“Şu anda 1 yıl 2 ayı aşkın sürede 131 binden fazla yerli ve yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yaptık. O dönemin yaşam biçimi, hayvan türü, bitki örtüsü ve arkeolojik kazıları gibi birçok konu hakkında bilgiler veriyoruz. Ziyaretçileri interaktif ve dijital cihazlarla 9 bin yıl öncesine götürüyoruz. Bunları rehbersiz dijital cihazlarla alabiliyorlar. Ziyaretçilerimiz ortalama 1,5-2 saat kadar vakit geçiriyorlar.

İmitasyon eserlerimiz sergileniyor. Merkezde 260 kişilik konferans salonumuz ve kafemiz var. Merkezimiz bir müze niteliği taşıyor. Gelen ziyaretçilerimiz model evi deneyimleyebiliyorlar. O dönemin evine giriyorsunuz, 9 bin yıl önce bir ailenin yaşadığı evi düşünün, bu heyecan verici. Ziyaretçilerimiz merkezin çok güzel olduğunu verilen hizmetin de çok değerli olduğunu paylaşıyorlar.”

Ergen, orijinal eserlerin Ankara Medeniyetler Müzesi ve Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergilendiğine değinerek, ziyaretçilerin merkezden sonra kazı alanını gezdiğini kaydetti.

(AA)

Çatalhöyük’te Zaman Yolculuğu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Kraliçe Amastris’in Kurduğu Antik Kent https://mandal-la.com/kralice-amastrisin-kurdugu-antik-kent/ Sun, 24 Nov 2024 10:50:28 +0000 https://mandal-la.com/?p=2324 Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti’nde kurtarma çalışmalarında ortaya çıkarılan yaklaşık 2 bin yıllık sütunlu galeri, aslına uygun restore ediliyor.  Bartın’ın Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti’nde bulunan Roma dönemine ait yaklaşık 2 bin yıllık stoa yapıyı (sütunlu galeri) yeniden ayağa kaldırmak için restorasyon çalışması yürütülüyor. Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından 2 yıl önce başlatılan kurtarma kazılarında ortaya […]

Kraliçe Amastris’in Kurduğu Antik Kent yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti’nde kurtarma çalışmalarında ortaya çıkarılan yaklaşık 2 bin yıllık sütunlu galeri, aslına uygun restore ediliyor. 

Bartın’ın Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti’nde bulunan Roma dönemine ait yaklaşık 2 bin yıllık stoa yapıyı (sütunlu galeri) yeniden ayağa kaldırmak için restorasyon çalışması yürütülüyor.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından 2 yıl önce başlatılan kurtarma kazılarında ortaya çıkan eserler üzerinde yapılan incelemeler, antik çağlarda ilçede görkemli yapıların olduğunu ortaya koydu.

BARÜ Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam başkanlığında 2 bin 850 metrekare alanda yapılan çalışmalarda, doğal afetler sonucu yıkılan Roma dönemine ait, boyu 9 metreyi bulan mermer sütunlarıyla dikkati çeken stoa yapı bulunduğu belirlendi.

Korint (antik mimaride sütun düzeni) düzeninde inşa edilen yapı, orijinal parçalar kullanılarak gerçekleştirilen titiz çalışmalarla aslına uygun restore ediliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının destekleriyle gerçekleştirilen çalışmalara, BARÜ’nün yanı sıra İstanbul, Denizli Pamukkale, Van Yüzüncü Yıl, Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Karamanoğlu Mehmet Bey ve Malatya İnönü üniversitelerinden öğretim görevlileri ve öğrenciler ile gönüllüler de katılım sağlıyor.

Büyük kısmı toprak altında olan yapıya ait bloklar, tavan kasetleri ile mimari parçalar uzun soluklu çalışmalar sonucu gün yüzüne çıkarılıyor.

Şu ana kadar yapılan çalışmalarla Anastylosis (antik bir yapının her bir taşına kadar birebir şekilde restorasyonu) uygulamasıyla yapıya ait orijinal mimari parçalardan yararlanılarak üç sütun ayağa kaldırıldı.

Geniş bir alana yayılan görkemli yapının Roma stoası olarak restorasyonunun tamamlanmasıyla önemli bir turizm noktası olması hedefleniyor.

Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam, Kum Mahallesi’nde okul inşaatı sırasında 2017’de tarihi kalıntılara rastlanmasının ardından koruma altına alınan bölgede 2022’den bu yana devam eden kazı çalışmalarında stoa yapısının ortaya çıktığını söyledi.

Yapının restorasyon çalışmalarının sürdüğünü belirten Çam, “Üç sütunun ayağa kaldırılması çalışmalarını gerçekleştirdik. Bu uygulama sırasında yapının doğu kısmındaki 3 kaide baz alındı ve buradaki mimari parçalar sergileme alanına yerleştirildi. Bu sayede yapı, ayağa kaldırıldığında nasıl görüneceğiyle ilgili bize görsel olarak da fikir vermeye başladı. Ayağa kaldırılan sütunlar sayesinde yapının anıtsallığı da ortaya çıktı. Önümüzdeki yıl da alan ve yapının tamamen ortaya çıkarılmasıyla restorasyon projesi devam edecek.” diye konuştu.

Çam, yapının, Karadeniz Bölgesi’nin mermerden yapılmış en anıtsal yapısı olduğunu ve antik kentin de görkemini gözler önüne serdiğini kaydetti.

Kraliçe Amastris tarafından kurulan antik kent yıllar sonra uyanıyor 

Antik kentin stoa yapılarıyla çevrilmiş agorası (kent alanı) olduğunun anlaşıldığını dile getiren Çam, şöyle devam etti:

“Burası bize Amastris Antik Kenti’nin özellikle Roma döneminde göze hitap edebilecek güzellikte anıtsal yapılara sahip olduğunu gösteriyor. Ortaya çıkan yapının Korint düzeni, sütun başlıkları ve mimari bezemeleriyle Akdeniz ve Ege Bölgesi’nden bildiğimiz bir Efes, Afrodisyas, Perge ve Side gibi antik kentlerde gördüğümüz anıtsal mimarinin, Amastris gibi Karadeniz’in kıyısındaki küçük bir liman kentinde de olduğunu ve bu anıtsallığı sergileyebildiğini anladık.

Hem ölçüleri hem mimari bezemeleriyle yapının anıtsallığı bize Karadeniz Bölgesi’nde bulunan yegane bir stoa yapısı olduğunu gösteriyor. Yapı Amasra başta olmak üzere Batı Karadeniz turizminde de önemli bir gelişmeye yardımcı olacaktır. Gelişmekte olan turizm potansiyelinin yanında Amasra bu kazılarla restorasyonların tamamlanması ve alanların ören yeri haline gelmesiyle Karadeniz için çok daha fazla uğrak yeri ve dikkat çekici merkezlerden biri olacaktır. Bir başka önemli husus da Amasra’nın yıllar öncesinde başlayan UNESCO aday adaylığı yolculuğuna da katkı sunacaktır. Burada Kraliçe Amastris tarafından kurulan bu antik kentin yıllar sonra uyanışına şahitlik etmekteyiz.”

Çam, önceki yıllarda yapılan çalışmalarda Büyük İskender başı, Nymphe (su perisi), Lares (ev tanrısı) heykelleri ile Amulet (tılsımlı muska), farklı dönemlere ait sikkeler ve yazıt parçaları bulunduğunu sözlerine ekledi.

Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun da bölgenin en önemli arkeolojik çalışmalarından birinin üniversiteleri bünyesinde yürütülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Uzun, antik kentte, Anadolu ve dünya tarihi adına ciddi bulgular elde edilen çalışmalarla kültürel mirasın korunmasına ve geliştirilmesine katkı sunduklarını vurgulayarak, “Çalışmalarımızdaki destekleri dolayısıyla Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy‘a, bölgesel kalkınma noktasında bizleri motive eden yaklaşımları için YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Erol Özvar ile YÖK üyelerimize, Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam ile emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.

AA

Kraliçe Amastris’in Kurduğu Antik Kent yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Antik Roma’nın Gizli Hazinesi: Herakleia https://mandal-la.com/antik-romanin-gizli-hazinesi-herakleia/ Fri, 08 Nov 2024 11:15:47 +0000 https://mandal-la.com/?p=2244 Milas’taki Herakleia Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, Roma dönemine ait eşsiz bir hamam ortaya çıkarıldı. Bu tarihi yapı, antik çağın yaşam tarzı hakkında önemli bilgiler sunuyor.  Kapıkırı Mahallesi’ndeki Herakleia Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen çalışmalarda çeşitli yapılar ortaya çıkarıldı, önemli bilgilere ulaşıldı. Kazılara başkanlık eden Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim […]

Antik Roma’nın Gizli Hazinesi: Herakleia yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Milas’taki Herakleia Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, Roma dönemine ait eşsiz bir hamam ortaya çıkarıldı. Bu tarihi yapı, antik çağın yaşam tarzı hakkında önemli bilgiler sunuyor. 

Kapıkırı Mahallesi’ndeki Herakleia Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen çalışmalarda çeşitli yapılar ortaya çıkarıldı, önemli bilgilere ulaşıldı.

Kazılara başkanlık eden Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeliha Gider Büyüközer, AA muhabirine, Herakleia’nın antik dönemde Bafa Gölü kıyısında yer alan bir liman kenti olduğunu söyledi.

Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonlarla zamanla körfezin ağzı kapandığı için Herakleia’nın liman kenti vasfını yitirdiğini anlatan Büyüközer, bu nedenle şehirdeki yerleşimin küçüldüğünü belirtti. 
Büyüközer, antik kentte milattan sonra 13’üncü yüzyılın ortalarına kadar uzun süreli yerleşimin devam ettiğine dair veriler elde ettiklerini kaydetti. 

Herakleia’da dördüncü sezon kazı çalışmasına başladıklarını vurgulayan Büyüközer, tarihi alandaki çalışmaların bu yıl Geleceğe Miras Projesi’ne dahil edildiğini dile getirdi.

Proje kapsamda kentin Roma hamamında kazılara başladıklarını ve kısa sürede çok önemli verilere ulaştıklarını ifade eden Büyüközer, şöyle konuştu:

“Roma hamamı antik kent için çok önemli bir yapı. Herakleia’nın Roma dönemine ait ayakta kalmış tek yapısı. Devam eden çalışmalarla Roma dönemine ait diğer yapıları da açığa çıkaracağız. Körfezin ağzının kapanmasıyla kentin Roma döneminde önemini yitirdiği belirtilmekteydi. Ancak 3 yıldır yaptığımız çalışmalarda elde ettiğimiz veriler kentin hem Roma hem de Geç Antik Çağ’da önemini büyük oranda koruduğu yönünde. Bu nedenle de önemli bir yapıyı kazıyoruz.”

Büyüközer verilerin, kentin özellikle Roma döneminin aydınlatılmasına yardımcı olacağını anlattı.

Yıl sonuna kadar Roma hamamında pek çok ayrıntıyı ortaya çıkaracaklarını belirten Büyüközer, “Hamamın şu an 7 mekanını biliyoruz. Caldarium (Roma hamamlarında sıcak oda) kısmında kazı çalışmalarımız devam ediyor. Yürüttüğümüz kazılarda iki mekanın tabanında mozaikler açığa çıktı. Diğer mekanlarda da yine yapının tabanında benzer döşemlerle karşılaşacağımızı düşünüyoruz” diye konuştu.

AA

Antik Roma’nın Gizli Hazinesi: Herakleia yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>