mısır arşivleri - Mandal Radyo https://mandal-la.com/tag/misir/ Mandal Radyo Sat, 01 Nov 2025 14:32:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9 https://mandal-la.com/wp-content/uploads/2023/09/cropped-120-32x32.png mısır arşivleri - Mandal Radyo https://mandal-la.com/tag/misir/ 32 32 Büyük Mısır Müzesi Açıldı https://mandal-la.com/buyuk-misir-muzesi-acildi/ Sat, 01 Nov 2025 14:32:43 +0000 https://mandal-la.com/?p=3070 Mısır, modern çağın kültürel simgesi olmayı hedefleyen Büyük Mısır Müzesi’nin (GEM) resmi açılışını gerçekleştirdi.  Giza’daki Keops Piramidi’nin hemen yanında yer alan dev müze, dünyanın en büyük arkeoloji müzesi olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 100 bin eserin sergilendiği müzede, Mısır tarihinin yedi bin yıllık dönemine ait eserler bulunuyor. Müzenin en dikkat çekici bölümü, Tutankhamun’un bozulmamış mezarındaki tüm eserlerin […]

Büyük Mısır Müzesi Açıldı yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Mısır, modern çağın kültürel simgesi olmayı hedefleyen Büyük Mısır Müzesi’nin (GEM) resmi açılışını gerçekleştirdi. 

Giza’daki Keops Piramidi’nin hemen yanında yer alan dev müze, dünyanın en büyük arkeoloji müzesi olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 100 bin eserin sergilendiği müzede, Mısır tarihinin yedi bin yıllık dönemine ait eserler bulunuyor.

Müzenin en dikkat çekici bölümü, Tutankhamun’un bozulmamış mezarındaki tüm eserlerin ilk kez bir arada sergilenmesi oldu.

İngiliz arkeolog Howard Carter tarafından 1922’de keşfedilen mezardan çıkarılan 5 bin 500’ün üzerindeki eserin tamamı, artık aynı salonda ziyaretçilerini bekliyor. Bu koleksiyon arasında altın ölüm maskesi, tahtı ve savaş arabaları da yer alıyor.

Müzenin eski yöneticisi ve Uluslararası Mısırbilimciler Birliği Başkanı Dr. Tarek Tawfik, “Artık hiçbir şey depoda kalmadı, hiçbir eser başka müzede değil. Ziyaretçiler, Howard Carter’ın yüz yıl önce yaşadığı deneyimin aynısını yaşayacak” dedi.

Yaklaşık 1,2 milyar dolar maliyetle tamamlanan müzenin yılda 8 milyon turist çekmesi bekleniyor. Mısır, bu proje ile turizmini yeniden canlandırmayı amaçlıyor. Rehber ve Mısırbilimci Ahmed Seddik, “Bu müze, Mısırbilim ve kültürel turizmin yeni altın çağı olacak” ifadelerini kullandı.

Piramitlere bakan dev yapı 

Yaklaşık 500 bin metrekarelik alana kurulan müze, 70 futbol sahası büyüklüğünde. Dış cephesi hiyerogliflerle süslü ve piramit şeklinde bir girişe sahip.

Ziyaretçileri karşılayan 11 metre yüksekliğindeki II. Ramses heykeli ve asılı haldeki 16 metrelik obelisk, yapının en görkemli eserlerinden.

Proje ilk kez 1992’de Hüsnü Mübarek döneminde gündeme geldi, ancak Arap Baharı, ekonomik krizler ve Covid-19 pandemisi nedeniyle uzun yıllar gecikti. Eski Turizm ve Eserler Bakanı Dr. Zahi Hawass, “Bu müze, Mısırlı arkeologların dünyadaki meslektaşlarıyla eşit düzeyde olduğunu gösteriyor” dedi.

Hawass ayrıca üç önemli eserin geri getirilmesi için çağrıda bulundu: Rosetta Taşı (British Museum), Dendera Zodyağı (Louvre) ve Nefertiti Büstü (Berlin). “Bu üç ülke, bu eserleri iyi niyet göstergesi olarak Mısır’a armağan etmeli” dedi.

Geri dönüş çağrısı 

Mısırlı arkeolog Dr. Monica Hanna da aynı üç eserin “sömürge döneminde alınan miraslar” olduğunu belirterek geri verilmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan British Museum, şu ana kadar Mısır hükümetinden “Rosetta Taşı’nın iadesine ilişkin resmi bir talep almadığını” açıkladı.

Modern Mısır’ın vitrini 

Büyük Mısır Müzesi yalnızca antik eserleri değil, aynı zamanda Mısır’ın modern kültürel başarısını da yansıtıyor. Tutankhamun’un zırhı ve deri zanaatları, Mısırlı restoratörler tarafından titizlikle onarıldı.
Dr. Tawfik, “Bu proje sadece geçmişimizi değil, modern Mısır’ın ustalığını da sergiliyor” ifadelerini kullandı.

Büyük Mısır Müzesi Açıldı yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Anadolu’da İlk! Perre’de Bulundu https://mandal-la.com/anadoluda-ilk-perrede-bulundu/ Mon, 01 Sep 2025 19:00:38 +0000 https://mandal-la.com/?p=2909 Adıyaman Perre Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında heyecanlandırılan bir eser bulundu. Eski Mısır Tanrısı Pataikos’un figürü Anadolu’da ilk kez bulundu.  Adıyaman Müze Müdürlüğü Başkanlığı’nda, Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Beste Tomay’ın bilimsel danışmanlığında kutsal nekropol yolu (Sonsuzluk merdiveni) ve ‘Cennet Bahçesi mozaiği’ etrafında kazılar sürüyor. İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken ile […]

Anadolu’da İlk! Perre’de Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Adıyaman Perre Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında heyecanlandırılan bir eser bulundu. Eski Mısır Tanrısı Pataikos’un figürü Anadolu’da ilk kez bulundu. 

Adıyaman Müze Müdürlüğü Başkanlığı’nda, Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Beste Tomay’ın bilimsel danışmanlığında kutsal nekropol yolu (Sonsuzluk merdiveni) ve ‘Cennet Bahçesi mozaiği’ etrafında kazılar sürüyor.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken ile Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan, Perre Antik Kenti’nde devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.

Alkan, gazetecilere, kazıların “sonsuzluk merdiveni” olarak bilinen nekropol alanında sürdüğünü söyledi.

Çalışmalarda 2 bin 100 yıllık bir mezar ile içerisinde çeşitli figürler bulunduğunu aktaran Alkan, yapılan incelemede figürlerin, Mısır kökenli Tanrı Pataikos tasvirli fayans amulet (nazarlık), çeşitli boncuklar ve farklı amuletlerden oluştuğunu ifade etti.

Eserlerin bulunmasının büyük heyecan yarattığını dile getiren Alkan, şunları kaydetti:

“Bu mezar, hipoje tarzında yapılmış ve 14 bireyin gömülü olduğu bir oda mezar. Helenistik döneme ait bu mezarda Tanrı Pataikos figürü bulundu. Bu figür, Anadolu’da yapılan kazılarda ilk kez karşımıza çıkıyor.”

Hellenistik Döneme tarihlenen 2100 yıllık, hypoge mezarda bir adet Mısır kökenli Tanrı Pataikos tasvirli fayans amulet (nazarlık, muska) ve yanı sıra farklı amuletler ile farklı tip ve cinste boncuklar bulundu.

Yakındoğu ve Mısır’da MÖ IV. Binyıl’dan itibaren üretildiği düşünülen fayansın kuvars parçalarının yapılan ön incelemede İtalya, Yunanistan, Doğu Akdeniz kıyılarında benzer örneklerinin bulunduğu ancak Anadolu’da yapılan kazılarda henüz bu tür bir esere rastlanmadığı tespit edildi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Adıyaman Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken, “Çok ciddi buluntularla karşılaştık. Şu anda eşsiz sayılabilecek bir mezar odasındayız. 14 kişilik bir mezar odası. Burada daha önce bulunmayan daha önce olmayan, Perre Antik Kenti’nde bulunmayan çeşitli eserler bulundu. Özellikli nekropark olarak değerlendirebileceğimiz bir yer. Yani neredeyse ülkemizin en büyük nekro alanının olduğu bir yer” dedi.

Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan ise konuşmasında, “Perre Antik Kentte ki kazılarda daha önce 670 metresi ortaya çıkartılan sonsuzluk merdiveninin yaklaşık 840 metresine geldik.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken de Perre Antik Kenti’nde önemli buluntulara ulaşıldığını, kazıların büyük titizlikle yürütüldüğünü vurguladı.

Anadolu’da İlk! Perre’de Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Batık Şehirden Çıkarılan Eserler https://mandal-la.com/batik-sehirden-cikarilan-eserler/ Thu, 21 Aug 2025 07:10:43 +0000 https://mandal-la.com/?p=2841 Mısır’da Akdeniz’in derinliklerindeki batık şehirden çıkarılan eserler, düzenlenen sergiyle tanıtıldı.  Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanı Şerif Fethi ve İskenderiye Valisi Ahmed Halid, İskenderiye Ulusal Müzesi’nde “Batık Şehrin Sırları” adlı arkeolojik serginin açılışını gerçekleştirdi. Tarihi Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed İsmail Halid, sergide çeşitli alanlardan çıkarılan 86 nadir eserin yer aldığını dile getirdi. Sergide, […]

Batık Şehirden Çıkarılan Eserler yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Mısır’da Akdeniz’in derinliklerindeki batık şehirden çıkarılan eserler, düzenlenen sergiyle tanıtıldı. 

Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanı Şerif Fethi ve İskenderiye Valisi Ahmed Halid, İskenderiye Ulusal Müzesi’nde “Batık Şehrin Sırları” adlı arkeolojik serginin açılışını gerçekleştirdi.

Tarihi Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed İsmail Halid, sergide çeşitli alanlardan çıkarılan 86 nadir eserin yer aldığını dile getirdi.

Sergide, Avrupa Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü tarafından 2000 yılından bu yana Mısır’ın kuzeyindeki Abukir Körfezi’nden çıkarılan taşınabilir eserlerden oluşan bir koleksiyon ile İskenderiye’nin doğu limanındaki batık “Kraliyet kentinden” çıkarılan parçalar yer alıyor.

Sergideki heykel, çanak, çömlek ile mücevherler, Akdeniz’deki batık şehirde binlerce yıl önce yaşamış medeniyetlere ışık tutuyor.

Batık Şehirden Çıkarılan Eserler yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Tarih Baştan Yazılabilir Mi? https://mandal-la.com/tarih-bastan-yazilabilir-mi/ Thu, 12 Jun 2025 18:52:30 +0000 https://mandal-la.com/?p=2734 Giza Piramitleri’nin altında bambaşka bir dünya olabilir. Yeni radar bulguları, şimdiye kadar gizli kalan dev bir yer altı yapısına işaret ediyor. Uzmanlar bu kez çok daha net konuşuyor: “Bu sadece başlangıç.”  Yüzyıllardır insanlığın en büyük gizemlerinden biri olan Giza Piramitleri, şimdi çok daha derin ve şaşırtıcı bir sırrı barındırıyor olabilir. Antik Mısır’ın simgesi haline gelen […]

Tarih Baştan Yazılabilir Mi? yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Giza Piramitleri’nin altında bambaşka bir dünya olabilir. Yeni radar bulguları, şimdiye kadar gizli kalan dev bir yer altı yapısına işaret ediyor. Uzmanlar bu kez çok daha net konuşuyor: “Bu sadece başlangıç.” 

Yüzyıllardır insanlığın en büyük gizemlerinden biri olan Giza Piramitleri, şimdi çok daha derin ve şaşırtıcı bir sırrı barındırıyor olabilir. Antik Mısır’ın simgesi haline gelen bu görkemli yapılar, sadece yüzeydeki ihtişamlarıyla değil, yerin yüzlerce metre altına uzanan olası bağlantılarıyla da bilim dünyasını sarsmaya hazırlanıyor.

Mısır’daki Giza Platosu’nda yürütülen araştırmalarda, yüzeyin yaklaşık 600 metre altında uzanan devasa bir yer altı kompleksine dair iddialar bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. İtalyan bilim insanlarından oluşan bir ekip, Giza’daki üç büyük piramidi birbirine bağlayan bir yer altı şehir ağının varlığını ortaya çıkardıklarını açıkladı.

Araştırmaların merkezinde, daha önce de gizemli yapılarıyla dikkat çeken Kefren ve Menkaure piramitleri yer alıyor. İtalyan araştırma ekibi, mart ayında Kefren Piramidi’nin altındaki yüzlerce metre derinliğe uzanan sütun benzeri yapıların, yalnızca bir başlangıç olduğunu ve bu yapıların benzerlerinin Menkaure’nin altında da bulunduğunu ileri sürdü. Araştırma henüz hakemli bir bilimsel dergide yayımlanmasa da dünya genelinde büyük ilgi gördü.

İskoçya’daki Strathclyde Üniversitesi’nden radar uzmanı ve araştırma ekibinin ortak yazarı Filippo Biondi, Daily Mail’e verdiği röportajda, bu yapılar arasındaki bağlantının neredeyse kesin olduğunu belirtti.

Biondi, “Elde ettiğimiz radar verileri, Menkaure’nin altında da Kefren’inkine benzer sütun yapılarının olduğunu gösteriyor. Bu yapıların ortak bir yer altı ağının parçası olduğuna inanıyoruz. Bu da Giza piramitlerinin, yer altında çok daha büyük ve organize bir kompleksin sadece görünen kısmı olduğunu düşündürüyor” dedi.

Biondi’ye göre, bu yer altı sisteminin bir tüneller ağı aracılığıyla birbirine bağlanmış büyük yapılar içerdiği tahmin ediliyor. Özellikle tomografi ve radar analizleri, yapının boyutlarının sanılandan çok daha büyük olduğunu ve derinlik açısından bugüne dek görülmemiş bir mimari plan içerdiğini ortaya koyuyor.

Ekip, yer altındaki bu yapıların doğal elementlerle (hava, su, ateş, toprak) ilişkili olabileceğini düşünüyor. Biondi, “Henüz tam bir işlev tanımı yapmak erken ama elde ettiğimiz izler, bu yapıların doğal elementlerle etkileşim içinde olan ritüel ya da işlevsel alanlar olabileceğini düşündürüyor” açıklamasında bulundu.

12 BİN 800 YIL ÖNCEKİ FELAKETLE BAĞLANTISI MI VAR? 

İtalyan araştırmacılar, bu yapıların varlığını, yaklaşık 12 bin 800 yıl önce dünyaya bir kuyruklu yıldızın çarpması sonucu yok olan ileri düzeyde bir tarih öncesi medeniyetin varlığına dayandırıyor. Bu teoriye göre, çarpmanın ardından yaşanan büyük seller ve kaos, uygarlığın izlerini sildi.

Geriye kalanlar ise astronomi, mühendislik ve mimari bilgilerini sonraki medeniyetlere aktardılar. Bu tez, oldukça tartışmalı olan ‘kayıp medeniyetler’ teorisine dayanıyor.

Kaliforniya Üniversitesi’nden jeolog Dr. James Kennett, bu teoriye destek vererek, aynı dönemde Kuzey Amerika’daki Clovis kültürünün ani bir şekilde ortadan kaybolduğunu hatırlattı.

Ekip, Menkaure Piramidi’nin altına gizlenmiş herhangi bir yapı ya da boşluk olup olmadığını belirlemek amacıyla yer altı radarı kullandı.

Kennett, “12 bin 800 yıl önce Kuzey Amerika’da büyük bir nüfus azalması yaşandı. Bu birkaç yüz yıl sürdü ve ardından farklı bir kültür olarak yeniden ortaya çıktılar. Benzer bir olayın Mısır’da da meydana gelip gelmediğini kesin olarak söyleyemeyiz, ancak Suriye’deki Ebu Hureyre bölgesinde bulunan çarpma izleri oldukça ikna edici” dedi.

EDFU METİNLERİ VE KADİM TUFAN ANLATILARI

Tarihin karanlık dönemlerine ışık tutmaya çalışan bir başka isim de tarih öncesi medeniyet araştırmacısı olan Andrew Collins.

Collins’e göre, Giza’nın yaklaşık 1280 kilometre güneyindeki Edfu Tapınağı’nda yer alan hiyeroglifler, çok eski bir tufan felaketinden bahsediyor. Efsaneye göre bu tufan, ‘En Yaşlılar’ olarak bilinen bir uygarlığı yok etmişti. Metinlerde, bu medeniyetin karanlığa sürüklendiği ve ‘düşman yılan’ adlı sembolik bir güç tarafından yutulduğu anlatılıyor.

Elde edilen görüntülerde, piramidi çevreleyen merdivenlerle birlikte devasa şaftlar dikkat çekiyor.

Collins, bu yılan figürünün bir kuyruklu yıldızın metaforu olabileceğini ve bu olayın yer altı yapılarıyla doğrudan ilişkili olduğunu savunuyor. “Metinlerde kutsal nesnelerin, ‘Ruhun Yer Altı Dünyası’ adı verilen bir yapıya saklandığı yazıyor. Bu anlatı, Giza’da var olduğu iddia edilen yer altı kompleksine çok benziyor” diyen Collins, bu yapının efsanevi ‘Yaratılış Adası’nın bir parçası olabileceğini öne sürüyor.

GÖZ ARDI EDİLEN TARİH: GRAVETTİAN UYGARLIKLARI 

Collins’in dikkat çektiği bir diğer nokta da günümüz tarih anlayışının bazı gelişmiş kadim kültürleri göz ardı ettiği… Rusya’daki Sungir ve Kostenki bölgelerinde yaşamış Gravettian halkları, 30 bin yıl önce ay hareketlerine göre hizalanmış yapılar inşa etmiş, özel dikim kıyafetler giymiş ve tarımla uğraşmışlardı.

Collins, “Ortaçağ insanları gibi görünüyor ve davranıyorlardı. Bu da bize insanlık tarihinin düşündüğümüzden çok daha eski ve gelişmiş olabileceğini gösteriyor” diye konuştu.

Tüm bu araştırmalara dair açıklamalar, özellikle geleneksel arkeoloji çevrelerinden sert eleştiriler de aldı. Mısır’ın önde gelen arkeologlarından Dr. Zahi Hawass, söz konusu keşfi ‘bilim dışı’ olarak nitelendirdi. Hawass, “Yerin bu kadar derinine nüfuz eden radar teknolojisi henüz mevcut değil. Bu araştırmalar spekülasyondan öteye geçmiyor” diyerek ekibin bulgularını açıkça reddetti.

Araştırmacılar, Kefren Piramidi’nin altındakilere benzer sütunlar buldular ve bunların yüzeyin binlerce metre altında uzandığını ortaya koydular.

Buna rağmen araştırmacılar geri adım atmıyor. İddialara göre, Kefren Piramidi’nin altındaki yer altı yapılarının uzunluğu yaklaşık 600 metreden fazla ve bu yapılar spiral şekilde inşa edilmiş sekiz ana sütunu çevreliyor. Aynı özelliklerin Menkaure’nin altında da bulunduğu tespit edildi. Ekip, Menkaure’nin daha küçük boyutları nedeniyle sütun sayısının daha az olabileceğini ancak yapının işlevsel benzerlik taşıdığını belirtiyor.

TÜM İDDİALAR DOĞRUYSA İNSANLIK TARİHİNE DAİR BİLGİLER KÖKTEN DEĞİŞEBİLİR 

Sonuç olarak Giza’da keşfedildiği iddia edilen yer altı şehri, hâlâ bilimsel olarak kesinleşmiş değil. Henüz hakemli yayınlarda yer almayan bu bulgular, arkeoloji dünyasında ciddi tartışmalara neden olmuş durumda. Ancak şu kesin: Giza piramitlerinin sırları hâlâ tam olarak çözülebilmiş değil. Bu iddialar doğruysa, insanlık tarihine dair bilgilerimizi kökten değiştirecek bir sürecin başında olabiliriz. 

Hürriyet

Tarih Baştan Yazılabilir Mi? yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Mısır’da 100 Yıl Sonra Bir İlk! https://mandal-la.com/misirda-100-yil-sonra-bir-ilk/ Thu, 20 Feb 2025 11:48:06 +0000 https://mandal-la.com/?p=2516 Mısır’da arkeologlar, Kral Tutankhamun’un mezarının keşfinden 100 yıldan uzun bir süre sonra, ilk yeni kraliyet mezarını ortaya çıkardı.  Mısır’da arkeologlar, Kral Tutankhamun’un mezarının keşfinden 100 yıldan uzun bir süre sonra, ilk yeni kraliyet mezarını ortaya çıkardı. Yaklaşık 3 bin 500 yıl önce hüküm süren Kral Thutmose II’ye ait olan mezar, Batı Luksor’daki Krallar Vadisi’nde bulundu. […]

Mısır’da 100 Yıl Sonra Bir İlk! yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Mısır’da arkeologlar, Kral Tutankhamun’un mezarının keşfinden 100 yıldan uzun bir süre sonra, ilk yeni kraliyet mezarını ortaya çıkardı. 

Mısır’da arkeologlar, Kral Tutankhamun’un mezarının keşfinden 100 yıldan uzun bir süre sonra, ilk yeni kraliyet mezarını ortaya çıkardı. Yaklaşık 3 bin 500 yıl önce hüküm süren Kral Thutmose II’ye ait olan mezar, Batı Luksor’daki Krallar Vadisi’nde bulundu. Bu bölge, 1922 yılında Tutankhamun’un mezarının da keşfedildiği yer olarak biliniyor.

Aslında mezarın girişi ve ana geçidi 2022 yılında keşfedilmişti. Ancak kazı çalışmalarının devam etmesiyle, mezarın Kral Thutmose II’ye ait olduğuna dair kanıtlar gün yüzüne çıktı. Mısır Yüksek Antikalar Konseyi Genel Sekreteri Dr. Mohamed Ismail Khaled, bulunan kap parçalarının üzerindeki yazıtların Thutmose II’yi “ölü kral” olarak tanımladığını ve yanında eşi Kraliçe Hatshepsut’un adının geçtiğini belirtti.

Ancak Kral Thutmose II’nin mumyası, 19. yüzyılda mezarına yakın bir bölgede bulunmuştu. Arkeologlar, mumyanın muhtemelen mezarın antik dönemde yağmalanmasının ardından başka bir yere taşındığını düşünüyor.

Mezarın durumu oldukça kötü. Kralın ölümünden kısa bir süre sonra meydana gelen seller nedeniyle iç kısımdaki harç parçaları dökülmüş ve yapının korunmasını zorlaştırmış. Buna rağmen, mezarda bazı önemli bulgular tespit edildi. Zemininde beyaz sıva bulunan bir koridor, mezar odasına açılıyor ve burada mavi yazıtlar, sarı yıldız motifleri ve Eski Mısır’ın dini metinlerinden “IImydwat” adlı kitabın bölümleri bulunuyor.

Thutmose II, Mısır’ın 18. Hanedanı’nın dördüncü firavunuydu. Hükümdarlık süresi konusunda farklı görüşler olsa da, yaklaşık 1493-1479 M.Ö. veya 1482-1479 M.Ö. yılları arasında tahtta kaldığı düşünülüyor. 30 yaşında hayatını kaybettiği biliniyor.

Mısır’ın 18. Hanedanı, 200 yıldan uzun süre hüküm sürdü ve Thutmose II’nin babası Thutmose I, oğlu Thutmose III ve eşi Kraliçe Hatshepsut gibi isimler bu dönemde büyük izler bıraktı. Thutmose I, Krallar Vadisi’nde mezar yaptıran ilk firavun olurken, Thutmose III fetihleri nedeniyle “Mısır’ın Napolyon’u” olarak anıldı. Kraliçe Hatshepsut ise ticareti genişletmesi ve inşa ettiği yapılarla tarihe geçti.

Thutmose II’nin adı ise daha çok Nubya’daki bir ayaklanmayı bastırması ve Levant bölgesindeki isyanları durdurmasıyla anılıyor. Ancak, arkeologlar onun mezarını 18. Hanedan’dan kalan “kayıp krallar” arasındaki son büyük keşif olarak değerlendiriyor.

Mezar, Krallar Vadisi’nden yaklaşık 1,4 mil uzaklıkta bulunan Thebes Dağı’nda ortaya çıkarıldı. Başlangıçta, bu yapının Thutmose II’nin oğlunun eşine ait olduğu düşünülüyordu, çünkü mezar, eşi ve üvey kız kardeşi Kraliçe Hatshepsut’un mezarına oldukça yakın bir konumda bulunuyor.

Bu keşif, Mısır’daki son yılların en önemli arkeolojik buluntularından biri olarak kabul ediliyor. Arkeologlar, burada keşfedilen eserlerin, Thutmose II’nin dönemi ve bölgenin tarihi hakkında önemli bilgiler sunduğunu vurguluyor. Ancak mezarda Tutankhamun’un mezarında bulunan 5.000’den fazla eserin aksine, çok daha az sayıda defin eşyası bulundu.

Tutankhamun’un mezarı, 4 Kasım 1922’de Howard Carter ve ekibi tarafından keşfedilmiş ve kazılar 10 yıl sürmüştü. Bu keşif, altın defin maskesi, heykeller ve paha biçilemez objelerle dolu olması nedeniyle tarihin en zengin mezarlarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak Thutmose II’nin mezarı, tarihsel önemi yüksek olmasına rağmen, çok daha mütevazı bir yapıya sahip.

Sözcü

Mısır’da 100 Yıl Sonra Bir İlk! yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Firavunun Yüzünü Yeniden Yarattılar https://mandal-la.com/firavunun-yuzunu-yeniden-yarattilar/ Fri, 27 Sep 2024 09:45:18 +0000 https://mandal-la.com/?p=2138 Krallar Vadisi’ni kuran ve Antik Mısır’da tarihi yeniden yazan bir firavun olarak görülen I. Amenhotep’in mumyası ilk kez dijital olarak açıldı. Grafik uzmanları, firavunun yüzünü dijital olarak yeniden yarattı.  Bilim insanları, Krallar Vadisi’ni kuran 3 bin 500 yıllık Mısır firavununun yüzünü yeniden yarattı. Mısır’ın 18. Hanedanlığının ikinci hükümdarı olan I. Amenhotep’in, mumyalanarak özenle saklanmadan önce […]

Firavunun Yüzünü Yeniden Yarattılar yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Krallar Vadisi’ni kuran ve Antik Mısır’da tarihi yeniden yazan bir firavun olarak görülen I. Amenhotep’in mumyası ilk kez dijital olarak açıldı. Grafik uzmanları, firavunun yüzünü dijital olarak yeniden yarattı. 

Bilim insanları, Krallar Vadisi’ni kuran 3 bin 500 yıllık Mısır firavununun yüzünü yeniden yarattı. Mısır’ın 18. Hanedanlığının ikinci hükümdarı olan I. Amenhotep’in, mumyalanarak özenle saklanmadan önce 35 yaşlarındayken 3.500 yıl önce öldüğü düşünülüyor.

3500 YILLIK FİRAVUNUN YÜZÜNÜ DİJİTAL ORTAMDA CANLANDIRDILAR  

Mısır’da 18., 19. ve 20. hanedanların hemen hemen bütün firavunlarının mezarının bulunduğu  Krallar Vadisi’ne ilk gömülen kişi olan I. Amenhotep, öldükten sonra tanrı olarak tapınılmaya başlandı;  çünkü hükümdarlığı sırasında Mısır’ı yeni bir barış ve refah çağına sokmuştu.

Brezilyalı grafik tasarımcı Cicero Moraes, Amenhotep’in yüzünü dijital olarak yeniden oluşturarak 3 bin 500 yıl sonra ilk kez ortaya çıkardı.

Adli yüz rekonstrüksiyonu konusunda uzmanlaşmış Brezilyalı 3D tasarımcı Cicero Morares, çeşitli yöntemlerle oluşturulmuş yüzleri harmanlayarak bu görüntüleri oluşturdu.

CANLI DONÖRLERDEN TOMOGRAFİ TARAMA ALINDI 

Yöntemlerden biri, canlı donörlerden alınan bilgisayarlı tomografi (BT) tarama verilerinin alınması ve Firavun’un kafatasına dağıtılmasını içeriyor.

Bir diğeri ise anatomik deformasyon adı verilen bir teknikti; bu teknikte, donörün kafasının dijital olarak yeniden oluşturulması ve kafatasının Firavun’unkiyle eşleşmesi sağlanıyor.

Bu yöntem, 2021 yılında Amenhotep’in kafatasının BT taramaları sayesinde mümkün oldu.

Morares’in eş yazarı, Avustralya’daki Flinders Üniversitesi’nden arkeolog Michael Habicht, taramalarda ölüm nedeni belirtilmediğini ancak ölüm yaşının yaklaşık 35 olarak tahmin edildiğini ve ölümden sonra aldığı bir dizi yaralanmanın ‘muhtemelen mezar soyguncuları veya mumyayı daha sonra yeniden saran mumyalayıcılar tarafından’ meydana geldiğini söyledi.

Habicht, ayrıca Amenhotep’in yaklaşık 1,5 metre boyunda olduğunu, dişlerinin iyi durumda olduğunu ve kıvırcık saçlara sahip olduğunu da sözlerine ekledi. 

Morares, “Tüm projeksiyonlardan gelen verileri birleştirerek son büstü oluşturduk ve yapıyı tarihi kostümle tamamladık” dedi.

Morares, Firavun’un yüzünü ortaya çıkardığında, bunun heykellerde tasvir edilen tanrıyla uyuşmadığını fark etti.
‘Amenhotep I gibi birçok mumyada retrognatizm veya üst çenenin önde olması görülüyor ve bu durum genellikle heykellerde uyumlu bir şekilde yansıtılmıyor’ dedi.

MISIR’IN ALTIN ÇAĞINDA HÜKÜM SÜRDÜ 

Amenhotep I’in saltanatı, babası Ahmose I’in Hiksos istilacılarını kovması ve Mısır’ı başarıyla yeniden birleştirmesinin ardından geldi ve antik Mısır için bir tür altın çağı temsil etti.

‘Yeni Krallık’ hem zengin hem de güvenli bir yerdi; aynı zamanda I. Amenhotep, hem Libya’ya hem de Kuzey Sudan’a karşı dini bir inşa ve başarılı askeri hareketlere de önderlik etti.

Amenhotep’in adı, ‘Amun tatmin oldu’ anlamına geliyordu; bu kelime, eski Mısır’ın hava tanrısına atıfta bulunuyordu.

Sözcü

Firavunun Yüzünü Yeniden Yarattılar yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
II. Ramses’in Dev Heykelinin Üst Parçası Gün Yüzüne Çıktı https://mandal-la.com/ii-ramsesin-dev-heykelinin-ust-parcasi-gun-yuzune-cikti/ Thu, 07 Mar 2024 05:50:05 +0000 https://mandal-la.com/?p=814 Mısır’daki arkeologlar, Firavun II. Ramses’in heykelinin bir bölümünü daha ortaya çıkardı. Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Mısır-ABD ortak arkeoloji heyetinin Mısır’ın Minya kentinde yaptığı kazılarda Kral 2. Ramses’e ait devasa bir heykelin üst kısmının ortaya çıkarıldığı duyuruldu. Heyetin Mısırlı ekibinin başkanı Bassem Jihad yaptığı açıklamada, kireçtaşı bloğun yaklaşık 3,8 metre yüksekliğinde […]

II. Ramses’in Dev Heykelinin Üst Parçası Gün Yüzüne Çıktı yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Mısır’daki arkeologlar, Firavun II. Ramses’in heykelinin bir bölümünü daha ortaya çıkardı.

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Mısır-ABD ortak arkeoloji heyetinin Mısır’ın Minya kentinde yaptığı kazılarda Kral 2. Ramses’e ait devasa bir heykelin üst kısmının ortaya çıkarıldığı duyuruldu.

Heyetin Mısırlı ekibinin başkanı Bassem Jihad yaptığı açıklamada, kireçtaşı bloğun yaklaşık 3,8 metre yüksekliğinde olduğunu ve oturan bir Ramses’i çift taç ve tepesinde kraliyet kobrası bulunan bir başlıkla tasvir ettiğini söyledi.

Heykelin arka sütununun üst kısmında, eski Mısır’ın en güçlü firavunlarından biri olan kralı yücelten hiyeroglif yazıların yer aldığı belirtildi.

Büyük Ramses olarak da bilinen Ramses, Mısır’ın on dokuzuncu hanedanlığının üçüncü firavunuydu ve M.Ö. 1279-1213 yılları arasında hüküm sürdü. Heykelin boyutu, onlarca yıl önce ortaya çıkarılan alt bölümüyle birlikte yaklaşık 7 metreye ulaşıyor.

Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Başkanı Mustafa Veziri, yapılan çalışmaların heykelin üst kısmının 1930 yılında Alman arkeolog Gunther Roeder tarafından keşfedilen alt kısımla eşleştiğini doğruladı.

Waziri, iki bölüm birleştirildiğinde heykelin nasıl görüneceğinin modellenmesinden önce bloğun temizlenmeye ve hazırlanmaya başladığını söyledi.

T24

II. Ramses’in Dev Heykelinin Üst Parçası Gün Yüzüne Çıktı yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>