arkeoloji arşivleri - Mandal Radyo https://mandal-la.com/tag/arkeoloji/ Mandal Radyo Tue, 09 Dec 2025 17:08:13 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9 https://mandal-la.com/wp-content/uploads/2023/09/cropped-120-32x32.png arkeoloji arşivleri - Mandal Radyo https://mandal-la.com/tag/arkeoloji/ 32 32 Amasra’da Medusa Figürü Bulundu https://mandal-la.com/amasrada-medusa-figuru-bulundu/ Tue, 09 Dec 2025 17:08:06 +0000 https://mandal-la.com/?p=3166 Bartın’ın Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti’nde, Medusa’nın ender görülen gülümseyen figürü bulundu.  Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından 3 yıl önce başlatılan kurtarma kazılarında ortaya çıkan eserler üzerinde yapılan incelemeler, antik çağlarda ilçede görkemli yapıların olduğunu ortaya koydu. BARÜ Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam başkanlığında 2 bin 850 metrekare alanda yapılan […]

Amasra’da Medusa Figürü Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Bartın’ın Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti’nde, Medusa’nın ender görülen gülümseyen figürü bulundu. 

Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından 3 yıl önce başlatılan kurtarma kazılarında ortaya çıkan eserler üzerinde yapılan incelemeler, antik çağlarda ilçede görkemli yapıların olduğunu ortaya koydu.

BARÜ Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam başkanlığında 2 bin 850 metrekare alanda yapılan çalışmalarda, doğal afetler sonucu yıkılan Roma dönemine ait, boyu 9 metreyi bulan mermer sütunlarıyla dikkati çeken stoa yapı bulunduğu belirlendi.

Korint (antik mimaride sütun düzeni) düzeninde inşa edilen yapı, orijinal parçalar kullanılarak gerçekleştirilen titiz çalışmalarla aslına uygun restore ediliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının destekleriyle gerçekleştirilen çalışmalara, BARÜ’nün yanı sıra birçok üniversiteden alanında uzman bilim insanı ve öğrenciler katılıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığının “Geleceğe Miras” projesi kapsamında yapılan çalışmalarla anastylosis (antik bir yapının her bir taşına kadar birebir şekilde restorasyonu) uygulamasıyla yapıya ait orijinal mimari parçalardan yararlanılarak üç sütun ayağa kaldırıldı. Diğer 4 sütun ile yapıya ait bloklar, tavan kasetleri ile mimari parçaların tamamı uzun soluklu çalışmalar sonucu gün yüzüne çıkarıldı.

Geniş bir alana yayılan görkemli yapıya ait 4 sütun ile diğer parçaların da yıl sonuna kadar ayağa kaldırılması ve alanın önemli turizm noktası olması hedefleniyor.

Bu arada, mermer blokların üzerine konumlandırılan tavan kasetleri üzerinde, Yunan mitolojisinde “gözlerine bakanı taşa çeviren, yılan saçlı, keskin dişli dişi canavar” olarak bilinen Medusa’nın ender görülen gülümseyen figürüne rastlanması da heyecan yarattı.

Prof. Dr. Fatma Bağdatlı Çam, AA muhabirine, Kum Mahallesi’nde okul inşaatı sırasında 2017’de tarihi kalıntılara rastlanmasının ardından koruma altına alınan bölgede 2022’den bu yana devam eden kazı çalışmalarında stoa yapısının ortaya çıktığını ve Roma dönemine ait yapıyı tamamen ayağa kaldırmak için restorasyon çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Geçen yıl ayağa kaldırılan 3 sütunun ardından yıl sonuna kadar 4 sütunun daha ayağa kaldırılacağını anlatan Çam, yapının, Karadeniz Bölgesi’nin mermerden yapılmış en anıtsal yapısı olduğunu ve antik kentin de görkemini gözler önüne serdiğini vurguladı.

Alanda yeni bir stoa yapının varlığını tespit ettiklerini ve gelecek yıl bu yapıyı ortaya çıkarma çalışmalarının yapılacağını bildiren Çam, şöyle devam etti:

“Aslında içinde bulunduğumuz alan agora ya da forum olarak isimlendirdiğimiz, Roma döneminde kentin sosyalleşme alanı, ticaretin, sosyalliğin gerçekleştiği önemli bir merkez olduğunu gösterdi. Bu anlamda stoa yapısından elde ettiğimiz her türlü veri aynı zamanda Amastris Antik Kenti’nin Roma dönemindeki yaşam standartlarını, kültürünü gösteren kanıtlar sundu. Bundan sonraki süreçte de yapının ayağa kaldırılmış halini ziyaretçilerle paylaşmak için heyecan duyuyoruz. Çalışmalarımız planladığımız gibi giderse 2026 sonu en geç 2027 başında alanı kısmi ziyarete açmayı planlıyoruz. Biz de oldukça heyecanlıyız. Alanın bir an önce turizme kazandırılmasını, yerli ve yabancı turistlerin antik kentin yavaş yavaş ayağa kaldırılmasını görmelerini, izlemelerini istiyoruz.”

Çam, stoa yapıya ait 9 metre yüksekliğindeki sütunların üzerine konumlandırılan tavan kasetlerinin üzerinde Yunan mitolojisinde “gözlerine bakanı taşa çeviren, yılan saçlı dişi canavar” olarak bilinen Medusa’nın ender görülen gülümseyen figürüne rastlanılmasının da özel bir durum olduğunu dile getirdi.

Alanda önceki yıllarda yapılan çalışmalarda Büyük İskender başı, Nymphe (su perisi), Lares (ev tanrısı) heykelleri ile amulet (tılsımlı muska), farklı dönemlere ait sikkeler ve yazıt parçaları bulunmasına karşın gülümseyen Medusa figürünün görülmesinin ender bir durum olduğuna işaret eden Çam, sözlerini şöyle tamamladı:

“Binalar, kalkanlar üzerinde, yapıların alınlarında görülen Medusa normalde yılan saçlı, korkutucu ifadesiyle düşmanı korkutmak, korku salmak, koruyuculuk amacıyla sembolleşmiş bir figürken bizim Medusa’mız tıpkı bir Eros gibi küçücük bir çocuğun yüzü gibi ve gülümser vaziyette yapılmış olması bizleri heyecanlandırdı. Bir Eros gibi gülümsemesi o dönemde kentin huzurunu, refahını yansıtır gibi yapılması bize bundan sonraki süreçte hem yapı bağlamında hem de antik kentin ortaya çıkışı noktasında çok büyük umut verdi.”

Amasra’da Medusa Figürü Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Perre’de 2025 Kazı Sezonu Tamamlandı https://mandal-la.com/perrede-kazi-sezonu-tamamlandi/ Thu, 27 Nov 2025 10:55:56 +0000 https://mandal-la.com/?p=3129 “Geleceğe Miras” projesi kapsamında çalışma yapılan Perre Antik Kenti’nde bu yılki kazı sezonu tamamlandı.  Adıyaman’ın Örenli Mahallesi sınırlarında yer alan Perre Antik Kenti, Kommagene Uygarlığı’nın 5 büyük kentinden biri olarak biliniyor. Roma döneminden itibaren kesintisiz yerleşim izleri taşıyan antik kentteki 2 bin 500 metrekarelik alanda yapılan kazılarda, dini, ticari ve günlük yaşama ait çok sayıda […]

Perre’de 2025 Kazı Sezonu Tamamlandı yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
“Geleceğe Miras” projesi kapsamında çalışma yapılan Perre Antik Kenti’nde bu yılki kazı sezonu tamamlandı. 

Adıyaman’ın Örenli Mahallesi sınırlarında yer alan Perre Antik Kenti, Kommagene Uygarlığı’nın 5 büyük kentinden biri olarak biliniyor.

Roma döneminden itibaren kesintisiz yerleşim izleri taşıyan antik kentteki 2 bin 500 metrekarelik alanda yapılan kazılarda, dini, ticari ve günlük yaşama ait çok sayıda buluntu gün yüzüne çıkarıldı.

Adıyaman Müze Müdürlüğü başkanlığında yürütülen ve yaklaşık 5 ay süren kazılarda, 20 kişilik ekip ile 4 uzman arkeolog görev aldı.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken, AA muhabirine, bu yılki kazı sezonunun verimli geçtiğini söyledi.

Antik kentte “Sonsuzluk Merdiveni” olarak adlandırılan alandaki kazıların bu yıl da sürdürüldüğünü anlatan Yelken, “Kazılarımızı bu yıl 3 farklı noktada yoğunlaştırdık. ‘Kutsal Alan’ olarak tanımladığımız bölgede 9 yeni açma gerçekleştirdik. Daha önce 600 metre uzunluğundaki kazı hattını bu yıl 800 metreye çıkardık.” dedi.

Kazıların bir diğer noktasının Roma dönemine ait yapı kalıntılarının bulunduğu “Cennet Mozaiği” çevresi olduğunu belirten Yelken, “Bu alanda 17 açma gerçekleştirdik. Mozaik tabanlı yapı izlerinin yanı sıra çok sayıda küçük buluntu ele geçirildi. Özellikle mimari bloklar ve taş işçiliği detayları, kentin dini ve sosyal yaşamına dair önemli ipuçları sunuyor.” ifadelerini kullandı.

Yelken, kazı sezonu boyunca 2 bin 500 metrekarelik yeni arkeolojik alanın ortaya çıkarıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Bu süreçte yaklaşık 1500 metreküp toprak kaldırıldı. Roma dönemine ait mimari unsurlar, tandır kalıntıları ve günlük yaşama dair izler tespit ettik. Ayrıca Roma çeşmesinde küçük onarımlar ve tamamlayıcı kazılar yaptık. 2025 kazı sezonunda önemli ilerleme kaydettik. 2026 yılı için hazırlıklarımız şimdiden başladı. Perre’de her yıl geçmişe dair yeni bilgilerle karşılaşıyoruz.”

Perre’de 2025 Kazı Sezonu Tamamlandı yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
43 Yıldır Aranan Zeus Tapınağı Bulundu https://mandal-la.com/43-yildir-aranan-zeus-tapinagi-bulundu/ Fri, 14 Nov 2025 18:27:33 +0000 https://mandal-la.com/?p=3101 Antalya’da içinden geçen sularla dikkat çeken Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den bu yana varlığı bilinen fakat bulunamayan Zeus tapınağının bir bölümü ortaya çıkarıldı.  Likya Uygarlığı’nın doğu kentlerinden Limyra Antik Kenti, Finike ilçesinin 9 kilometre kuzeydoğusundaki Toçak Dağı’nın eteklerinde. Likya Kralı Perikle’nin hüküm sürdüğü zamanlarda başkent olan Limyra, Bizans dönemindeyse bölgenin piskoposluk merkezi olmasıyla biliniyor. Likya bölgesinin […]

43 Yıldır Aranan Zeus Tapınağı Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Antalya’da içinden geçen sularla dikkat çeken Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den bu yana varlığı bilinen fakat bulunamayan Zeus tapınağının bir bölümü ortaya çıkarıldı. 

Likya Uygarlığı’nın doğu kentlerinden Limyra Antik Kenti, Finike ilçesinin 9 kilometre kuzeydoğusundaki Toçak Dağı’nın eteklerinde.

Likya Kralı Perikle’nin hüküm sürdüğü zamanlarda başkent olan Limyra, Bizans dönemindeyse bölgenin piskoposluk merkezi olmasıyla biliniyor.

Likya bölgesinin en çok kaya mezarına sahip kentlerinden Limyra, surları, ‘Perikle Heroonu’ adlı anıt mezarı, 6 bin kişilik tiyatrosu, Roma hamamı, ‘Ptolemaion’ anıtı, caddesi ve Gaius Sezar adına yapılan mezar anıtıyla gezilmesi gereken yerlerden biri.

Kentte, Avusturya Arkeoloji Enstitüsü’yle birlikte Limyra kazı başkanı Doç. Dr. Kudret Sezgin tarafından yapılan kazılar devam ediyor.

 

Uzun yıllardır kentte olduğu tahmin edilen Zeus Tapınağı bulundu. Kentin batı bölümündeki çalışmalarla tapınağın bir bölümü ortaya çıkarıldı.

Doç. Dr. Kudret Sezgin şöyle konuştu:

“1982’den beri Epigrafik kaynaklardan bilinen ama yeri yıllardır tespit edilemeyen tapınak yapısını bulduk. Arkeolojik verilerle tapınağın klasik dönemde inşa edilmiş Zeus Tapınağı olduğu sonucuna vardık.”

“Helenistik ve Roma İmparatorluğu döneminde de kentin baş tanrısının Zeus olduğunu yazılı kaynaklardan net şekilde biliyoruz. Tapınak olduğu biliniyordu ama nerede olduğu bilinmiyordu.”

 

“Tapınağın ön cephesi 15 metre genişliğinde. Tapınağın üzerine Bizans döneminde bir sur inşa edilmiş.”

“Kutsal oda, surun dış kısmında kalan, özel mülk olan portakal bahçesinin altında kalmış. Kamulaştırma çalışmalarını tamamladığımızda kazıları orada sürdüreceğiz.”

43 Yıldır Aranan Zeus Tapınağı Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Büyük Mısır Müzesi Açıldı https://mandal-la.com/buyuk-misir-muzesi-acildi/ Sat, 01 Nov 2025 14:32:43 +0000 https://mandal-la.com/?p=3070 Mısır, modern çağın kültürel simgesi olmayı hedefleyen Büyük Mısır Müzesi’nin (GEM) resmi açılışını gerçekleştirdi.  Giza’daki Keops Piramidi’nin hemen yanında yer alan dev müze, dünyanın en büyük arkeoloji müzesi olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 100 bin eserin sergilendiği müzede, Mısır tarihinin yedi bin yıllık dönemine ait eserler bulunuyor. Müzenin en dikkat çekici bölümü, Tutankhamun’un bozulmamış mezarındaki tüm eserlerin […]

Büyük Mısır Müzesi Açıldı yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Mısır, modern çağın kültürel simgesi olmayı hedefleyen Büyük Mısır Müzesi’nin (GEM) resmi açılışını gerçekleştirdi. 

Giza’daki Keops Piramidi’nin hemen yanında yer alan dev müze, dünyanın en büyük arkeoloji müzesi olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 100 bin eserin sergilendiği müzede, Mısır tarihinin yedi bin yıllık dönemine ait eserler bulunuyor.

Müzenin en dikkat çekici bölümü, Tutankhamun’un bozulmamış mezarındaki tüm eserlerin ilk kez bir arada sergilenmesi oldu.

İngiliz arkeolog Howard Carter tarafından 1922’de keşfedilen mezardan çıkarılan 5 bin 500’ün üzerindeki eserin tamamı, artık aynı salonda ziyaretçilerini bekliyor. Bu koleksiyon arasında altın ölüm maskesi, tahtı ve savaş arabaları da yer alıyor.

Müzenin eski yöneticisi ve Uluslararası Mısırbilimciler Birliği Başkanı Dr. Tarek Tawfik, “Artık hiçbir şey depoda kalmadı, hiçbir eser başka müzede değil. Ziyaretçiler, Howard Carter’ın yüz yıl önce yaşadığı deneyimin aynısını yaşayacak” dedi.

Yaklaşık 1,2 milyar dolar maliyetle tamamlanan müzenin yılda 8 milyon turist çekmesi bekleniyor. Mısır, bu proje ile turizmini yeniden canlandırmayı amaçlıyor. Rehber ve Mısırbilimci Ahmed Seddik, “Bu müze, Mısırbilim ve kültürel turizmin yeni altın çağı olacak” ifadelerini kullandı.

Piramitlere bakan dev yapı 

Yaklaşık 500 bin metrekarelik alana kurulan müze, 70 futbol sahası büyüklüğünde. Dış cephesi hiyerogliflerle süslü ve piramit şeklinde bir girişe sahip.

Ziyaretçileri karşılayan 11 metre yüksekliğindeki II. Ramses heykeli ve asılı haldeki 16 metrelik obelisk, yapının en görkemli eserlerinden.

Proje ilk kez 1992’de Hüsnü Mübarek döneminde gündeme geldi, ancak Arap Baharı, ekonomik krizler ve Covid-19 pandemisi nedeniyle uzun yıllar gecikti. Eski Turizm ve Eserler Bakanı Dr. Zahi Hawass, “Bu müze, Mısırlı arkeologların dünyadaki meslektaşlarıyla eşit düzeyde olduğunu gösteriyor” dedi.

Hawass ayrıca üç önemli eserin geri getirilmesi için çağrıda bulundu: Rosetta Taşı (British Museum), Dendera Zodyağı (Louvre) ve Nefertiti Büstü (Berlin). “Bu üç ülke, bu eserleri iyi niyet göstergesi olarak Mısır’a armağan etmeli” dedi.

Geri dönüş çağrısı 

Mısırlı arkeolog Dr. Monica Hanna da aynı üç eserin “sömürge döneminde alınan miraslar” olduğunu belirterek geri verilmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan British Museum, şu ana kadar Mısır hükümetinden “Rosetta Taşı’nın iadesine ilişkin resmi bir talep almadığını” açıkladı.

Modern Mısır’ın vitrini 

Büyük Mısır Müzesi yalnızca antik eserleri değil, aynı zamanda Mısır’ın modern kültürel başarısını da yansıtıyor. Tutankhamun’un zırhı ve deri zanaatları, Mısırlı restoratörler tarafından titizlikle onarıldı.
Dr. Tawfik, “Bu proje sadece geçmişimizi değil, modern Mısır’ın ustalığını da sergiliyor” ifadelerini kullandı.

Büyük Mısır Müzesi Açıldı yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Çorlu Kalesi Kazıları https://mandal-la.com/corlu-kalesi-kazilari/ Sun, 19 Oct 2025 18:14:09 +0000 https://mandal-la.com/?p=3050 Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 29 bin metrekarelik alanda yürütülen kurtarma kazılarında Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait izler gün yüzüne çıkarılıyor.  Kalede temmuz ayında başlatılan kazı çalışmaları, Tekirdağ Müze Müdürlüğü başkanlığında, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ve Çorlu Belediyesi işbirliğinde yürütülüyor. Kazı alanında 4 işçi, 2 arkeolog, 1 restoratör ve 7 gönüllü öğrenci tarafından yapılan çalışmalarda, çeşitli […]

Çorlu Kalesi Kazıları yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 29 bin metrekarelik alanda yürütülen kurtarma kazılarında Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait izler gün yüzüne çıkarılıyor. 

Kalede temmuz ayında başlatılan kazı çalışmaları, Tekirdağ Müze Müdürlüğü başkanlığında, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ve Çorlu Belediyesi işbirliğinde yürütülüyor.

Kazı alanında 4 işçi, 2 arkeolog, 1 restoratör ve 7 gönüllü öğrenci tarafından yapılan çalışmalarda, çeşitli sikkeler, ok uçları ve sırlı seramik parçaları bulundu.

Tekirdağ Müze Müdürü ve Kazı Başkanı Abdülgani Tarkan, AA muhabirine, ortaya çıkarılan her buluntunun kıymetli olduğunu söyledi.

Tarkan, “Seramik ağırlıklı buluntularımız var. Çalışmalarımız iki aşamada devam ediyor. Ağırlıklı olarak Bizans ve Osmanlı dönemi seramikleri çıkıyor. Bunun yanında sikkeler ve ok uçları da bulunuyor.” dedi.

Kazı çalışmalarında en üst katmanda erken Osmanlı dönemine ait seramiklerin ortaya çıktığını ifade eden Tarkan, “Seramiklerde imalat hatalarına rastladık. Bu durum, burada üretim yapıldığını gösteriyor. Hatalı ürünlerin atıldığı bir alan olabilir. Belki de İznik çini fırınlarından sonra Osmanlı’nın çini atölyelerinden biri burada kurulmuş olabilir. Dönemin bezemelerini ve bitkisel süslemelerini yansıtan sırlı seramikler tespit ettik.” diye konuştu.

Tarkan, buluntuların bölgede bir çini atölyesinin varlığına işaret ettiğini söyledi.

Çorlu Kalesi’nin tarih boyunca pek çok saldırıya maruz kaldığını anlatan Tarkan, şunları kaydetti:

“Kazı çalışmalarının en az 20 yıl sürmesini bekliyoruz. Burası devasa bir alan. Roma İmparatorluğu döneminde İstanbul’un güvenliğini sağlamak amacıyla kurulmuş. Avrupa ve Balkanlar’dan gelebilecek saldırıları durdurmak için büyük bir süvari kalesi yapılmış. Vize ve Silivri’de de benzer kaleler var ancak en büyüğü burada. Tehlike anında atlı birlikler bu kaleden sevk edilirmiş, burası bir dağıtım merkeziymiş.”

Çorlu Kalesi Kazıları yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Avcılar’da Heyecan Yaratan Keşif https://mandal-la.com/avcilarda-heyecan-yaratan-kesif/ Sun, 19 Oct 2025 12:28:02 +0000 https://mandal-la.com/?p=3044 Avcılar’da Bathonea Antik Liman Kenti kazıları sürüyor. Kazıda, zeytinyağı ve şarap üretim atölyesi ortaya çıkarıldı.  Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kocaeli Üniversitesi tarafından Avcılar’da Küçükçekmece Gölü kıyılarında 2009’da başlayan Bathonea Antik Liman Kenti kazıları devam ediyor. Çalışmaların bu yılki bölümünde Genç Antik Çağ dönemine ait zeytinyağı ve şarap üretiminin önemli bölümlerinden fermantasyon havuzuna aktarım sağlayan […]

Avcılar’da Heyecan Yaratan Keşif yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Avcılar’da Bathonea Antik Liman Kenti kazıları sürüyor. Kazıda, zeytinyağı ve şarap üretim atölyesi ortaya çıkarıldı. 

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kocaeli Üniversitesi tarafından Avcılar’da Küçükçekmece Gölü kıyılarında 2009’da başlayan Bathonea Antik Liman Kenti kazıları devam ediyor. Çalışmaların bu yılki bölümünde Genç Antik Çağ dönemine ait zeytinyağı ve şarap üretiminin önemli bölümlerinden fermantasyon havuzuna aktarım sağlayan aslan başı desenli taş bulundu.

Bathonea Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Şengül Aydıngün, “8 bin yıl evvel üretilen şarabın daha sonra Anadolu ve Mezopotamya üzerinden Akdeniz coğrafyasına dağıldığını Ege, Mısır’da çok fazla üretim ve üretim bilgisinin dağıldığını biliyoruz” dedi.

Şarabın, bölgedeki uygarlıklar için önemli bir içecek olduğunu anlatan Aydıngün, “Tanrıların, kralların ve hatta elitlerin içkisi kabul edilirken sonrasında halka da dağılıyor. Şarap aslında çok kültürel ve sosyal bir içecek olarak binlerce yıldır insan hayatında” ifadelerini kullandı.

Küçükçekmece Gölü kıyısında çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Aydıngün, “İki yıldır ilginç buluntularla karşılaşıyoruz. Büyük bir zeytinyağı ve şarap işliği kompleksi ile karşılaştık. Geçen yıl işliğin bir bölümünü bulmuştuk. Tabi bunları söyleyebilmemiz için bazı kriterler gerekiyor” diye konuştu. 

Avcılar’da Heyecan Yaratan Keşif yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Adıyaman’da Roma Yerleşimi Bulundu https://mandal-la.com/adiyamanda-roma-yerlesimi-bulundu/ Thu, 16 Oct 2025 13:53:14 +0000 https://mandal-la.com/?p=3036 Adıyaman’ın Gerger ilçesi kırsalında, Roma dönemine ait yaklaşık 150 dönümlük yerleşim alanı bulundu.  Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, Oymaklı köyü sınırlarındaki dağlık alanda tarihi eser olabileceği değerlendirilen bazı parçaların bulunması üzerine bölgede inceleme başlattı. Ekipler, çalışmalarda Milattan Sonra (MS) 4. yüzyıla ait olduğu belirlenen bölgede çok sayıda üzüm işliği, sarnıç, öğütme taşları ve yapı temellerine rastladı. […]

Adıyaman’da Roma Yerleşimi Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Adıyaman’ın Gerger ilçesi kırsalında, Roma dönemine ait yaklaşık 150 dönümlük yerleşim alanı bulundu. 

Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, Oymaklı köyü sınırlarındaki dağlık alanda tarihi eser olabileceği değerlendirilen bazı parçaların bulunması üzerine bölgede inceleme başlattı.

Ekipler, çalışmalarda Milattan Sonra (MS) 4. yüzyıla ait olduğu belirlenen bölgede çok sayıda üzüm işliği, sarnıç, öğütme taşları ve yapı temellerine rastladı.

Alanın tescil edilmesi için Şanlıurfa Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne başvuru yapılacak.

Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan, alanda çok sayıda yapının olduğunu, bölgenin Kahta Kalesi’ne yakın olması nedeniyle yerleşim alanı olarak kullanıldığını ifade etti.

Alkan, şöyle konuştu:

“Bu alanda yaptığımız incelemelerde çok sayıda üzüm işliği, sarnıç ve aynı zamanda öğütme taşları bulduk. Günümüzden 1600 yıl öncesine dayanan bu mimari yapılar çok önemli bir alanın olduğunu bize göstermekte. Birden fazla üzüm işliğinin olması, büyük ihtimal sanayi ölçekli şarap üretim yeri olarak da gözümüze çarpıyor. Mimari forma baktığımız zaman Roma dönemi yapıları olduğunu görmekteyiz. 150 dönüm olan bu alanda birçok sayıda mimari yapı mevcut. Bu mimari yapıların özellikle temel kalıntıları günümüze kadar gelmiş bulunmakta. Ayrıca bu mimari yapılar düzgün olmayan taşlardan yapılmış duvar yapıları. Burada yapılacak detaylı incelemeler sonucunda ise daha birçok sürprizle karşılaşacağımızı düşünüyoruz.”

Adıyaman’da Roma Yerleşimi Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Midyat’ta 1500 Yıllık Mozaik Keşfi https://mandal-la.com/midyatta-1500-yillik-mozaik-kesfi/ Tue, 14 Oct 2025 16:56:10 +0000 https://mandal-la.com/?p=3004 Mardin’in Midyat ilçesinde temizlik çalışması yapılan tarihi değirmenin tabanında, üzerinde “Tittos Domestikos” yazısı bulunan yaklaşık 1500 yıllık mozaik tespit edildi.  Midyat ve Nusaybin ilçeleri arasında yer alan, birçok antik kale, kervansaray ve arkeolojik yerleşime sahip Çağ Çağ Çayı Vadisi’nin Sivrice Mahallesi Beyazsu mesire alanı mevkisinde özel bir mülkiyete ait alanda atıl durumdaki tarihi değirmenin turizme […]

Midyat’ta 1500 Yıllık Mozaik Keşfi yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Mardin’in Midyat ilçesinde temizlik çalışması yapılan tarihi değirmenin tabanında, üzerinde “Tittos Domestikos” yazısı bulunan yaklaşık 1500 yıllık mozaik tespit edildi. 

Midyat ve Nusaybin ilçeleri arasında yer alan, birçok antik kale, kervansaray ve arkeolojik yerleşime sahip Çağ Çağ Çayı Vadisi’nin Sivrice Mahallesi Beyazsu mesire alanı mevkisinde özel bir mülkiyete ait alanda atıl durumdaki tarihi değirmenin turizme kazandırılması için çalışma başlatıldı.

Mülkiyet sahiplerince yürütülen temizlik çalışmaları sırasında değirmenin tabanında mozaik tespit edilmesi üzerine Mardin Müze Müdürlüğüne bilgi verildi.

Müze Müdürlüğünce yapılan inceleme sonucu alanın tescili için çalışmalara başlandı. Bu kapsamda Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izniyle kurtarma kazısı yapılması kararlaştırıldı.

Mardin Müze Müdürü İdris Akgül başkanlığında, arkeologlar Volkan Bağlayıcı ve Mehmet Şan ile uzmanlar tarafından mülk sahibinin desteğiyle yürütülen kurtarma kazısında değirmenin iç bölümündeki iki alanda farklı renkte mozaik taban döşemelerine rastlandı.

Mozaik döşemelerde, kare, dikdörtgen, daire ve üçgen gibi geometrik şekillerin yanı sıra dalga, düğüm, haç ve sonsuzluk motifi ile “Tittos Domestikos” yazılı yazıta ulaşıldı.

Mardin Müze Müdürü ve Kazı Başkanı Akgül, mülkiyet sahibinin yaptığı başvuru üzerine alanda incelemelerde bulunduklarını söyledi.

Yapılan ilk incelemede tarihi değirmenin tabanında mozaik döşeme tespit ettiklerini anlatan Akgül, şunları kaydetti:

“Değirmen sonraki dönemlerde eklenti olarak yer almakta. Mozaiğin bulunduğu yapı kalıntısı ise daha eskiye doğru gitmekte. Mozaikli taban döşemesinde yaptığımız kazı çalışmasında 1 nolu mekanda daha çok geometrik motifler yer almakta. Bizi en çok sevindiren ve heyecanlandıran mozaiğin üzerinde bir yazıtın yer alması. Yazıt iki kelimeden (Tittos Domestikos) oluşmakta. Tittos bir özel isim ama Domestikos’a baktığımızda kaynaklarda daha çok bir ünvan olarak geçmekte. Bu ünvandaki kişilerin daha çok askeri bölümlerde ve kiliselerde herhangi bir görevli olarak yer aldıkları bilinmekte. 40 metrekareye yakın bir mozaik ortaya çıkardık. Ana panolarda düğüm motifi şeklinde madalyonlar bulunmakta, bu madalyonların içerisinde de geometrik şekiller ile haç işareti olarak nitelendirebileceğimiz motifler tespit edilmiştir. Yapı kalıntısı olarak baktığımızda mekan diğer parsellere doğru genişlemekte. İlk aşamada tam olarak ne olduğunu bilmesek de yazıttan buranın sivil bir idareciye ait yapı olduğunu söyleyebiliriz.”

Akgül, alanda yapılacak konservasyon (resim, heykel gibi sanat eserlerinin nesiller boyu özelliklerini kaybetmeyecek şekilde korunması işi) çalışmalarından sonra yapı ile ilgili daha sağlıklı bilgilere ulaşacaklarını belirterek, bu mevkide birebir kazı yaptıkları ilk alanlardan birinin burası olduğunu, bunun bölgenin tarihlendirilmesi konusunda kendilerine daha sağlıklı bilgiler vereceğini düşündüklerini dile getirdi.

Mülkiyet sahiplerine mozaik alanla ilgili Mardin Müze Müdürlüğüne bilgi verdikleri için teşekkür eden Akgül, “Burası bir işletme, bir tesis alanı. Mülkiyet sahibinin burayı projelendirip ziyarete açmak gibi önerileri var. Yapılacak çalışmalar sonrasında mozaiğin bu alanda sergilenmesi planlaması da var.” dedi

“Arkeolojik zeminin zarar görmemesi için çalışmaları durdurduk” 

Mülkiyet sahiplerinden Reşit Coşkun da yaklaşık 150 yıllık olduğunu bildikleri harabe haldeki tarihi su değirmenini turizme ve ticarete kazandırmak için temizlik çalışmaları yürüttüklerini aktardı.

Çalışmalar sırasında zeminde kültür varlığı olabileceğini düşündükleri kalıntılar bulduklarını anlatan Coşkun, şunları söyledi:

“Arkeolojik zeminin zarar görmemesi için çalışmaları durdurduk. Müze Müdürlüğüne bilgi verdik. Sağ olsunlar onlar da hızla alana geldiler, zemin taraması yaptılar. Burada mozaik buldular. 100-150 yıllık bir tarih bekliyorduk ama buranın açığa çıkan mozaiklerle çok daha eski olduğu tespit edildi.”

Coşkun, Bakanlık bünyesinde gerekli projeleri hazırlayıp alanı turizme kazandırmak istediklerini, bu tür alanların ülke tarihine kazandırılması gerektiğini dile getirdi.

Bu alanların bir miras olduğuna işaret eden Coşkun, “Bunların ülkemizde kalması ve turizme kazandırılması gerekiyor. Her vatandaşın bu şekilde davranması gerekiyor. Burası tahmin ettiğimizden çok daha eski. Midyat-Nusaybin hattında ilk defa mozaik bulunması bizleri heyecanlandırdı. Eminim turizme de ülkemize de çok büyük katkısı olacaktır.” diye konuştu.

Midyat’ta 1500 Yıllık Mozaik Keşfi yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Anadolu’da İlk! Perre’de Bulundu https://mandal-la.com/anadoluda-ilk-perrede-bulundu/ Mon, 01 Sep 2025 19:00:38 +0000 https://mandal-la.com/?p=2909 Adıyaman Perre Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında heyecanlandırılan bir eser bulundu. Eski Mısır Tanrısı Pataikos’un figürü Anadolu’da ilk kez bulundu.  Adıyaman Müze Müdürlüğü Başkanlığı’nda, Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Beste Tomay’ın bilimsel danışmanlığında kutsal nekropol yolu (Sonsuzluk merdiveni) ve ‘Cennet Bahçesi mozaiği’ etrafında kazılar sürüyor. İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken ile […]

Anadolu’da İlk! Perre’de Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Adıyaman Perre Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında heyecanlandırılan bir eser bulundu. Eski Mısır Tanrısı Pataikos’un figürü Anadolu’da ilk kez bulundu. 

Adıyaman Müze Müdürlüğü Başkanlığı’nda, Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Beste Tomay’ın bilimsel danışmanlığında kutsal nekropol yolu (Sonsuzluk merdiveni) ve ‘Cennet Bahçesi mozaiği’ etrafında kazılar sürüyor.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken ile Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan, Perre Antik Kenti’nde devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.

Alkan, gazetecilere, kazıların “sonsuzluk merdiveni” olarak bilinen nekropol alanında sürdüğünü söyledi.

Çalışmalarda 2 bin 100 yıllık bir mezar ile içerisinde çeşitli figürler bulunduğunu aktaran Alkan, yapılan incelemede figürlerin, Mısır kökenli Tanrı Pataikos tasvirli fayans amulet (nazarlık), çeşitli boncuklar ve farklı amuletlerden oluştuğunu ifade etti.

Eserlerin bulunmasının büyük heyecan yarattığını dile getiren Alkan, şunları kaydetti:

“Bu mezar, hipoje tarzında yapılmış ve 14 bireyin gömülü olduğu bir oda mezar. Helenistik döneme ait bu mezarda Tanrı Pataikos figürü bulundu. Bu figür, Anadolu’da yapılan kazılarda ilk kez karşımıza çıkıyor.”

Hellenistik Döneme tarihlenen 2100 yıllık, hypoge mezarda bir adet Mısır kökenli Tanrı Pataikos tasvirli fayans amulet (nazarlık, muska) ve yanı sıra farklı amuletler ile farklı tip ve cinste boncuklar bulundu.

Yakındoğu ve Mısır’da MÖ IV. Binyıl’dan itibaren üretildiği düşünülen fayansın kuvars parçalarının yapılan ön incelemede İtalya, Yunanistan, Doğu Akdeniz kıyılarında benzer örneklerinin bulunduğu ancak Anadolu’da yapılan kazılarda henüz bu tür bir esere rastlanmadığı tespit edildi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Adıyaman Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken, “Çok ciddi buluntularla karşılaştık. Şu anda eşsiz sayılabilecek bir mezar odasındayız. 14 kişilik bir mezar odası. Burada daha önce bulunmayan daha önce olmayan, Perre Antik Kenti’nde bulunmayan çeşitli eserler bulundu. Özellikli nekropark olarak değerlendirebileceğimiz bir yer. Yani neredeyse ülkemizin en büyük nekro alanının olduğu bir yer” dedi.

Adıyaman Müze Müdürü Mehmet Alkan ise konuşmasında, “Perre Antik Kentte ki kazılarda daha önce 670 metresi ortaya çıkartılan sonsuzluk merdiveninin yaklaşık 840 metresine geldik.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken de Perre Antik Kenti’nde önemli buluntulara ulaşıldığını, kazıların büyük titizlikle yürütüldüğünü vurguladı.

Anadolu’da İlk! Perre’de Bulundu yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
Göbeklitepe’den de Eski: Mendik Tepe https://mandal-la.com/gobeklitepeden-de-eski-mendik-tepe/ Sat, 30 Aug 2025 10:24:23 +0000 https://mandal-la.com/?p=2894 “Tarihin sıfır noktası” olarak bilinen Göbeklitepe’den daha eski olduğu düşünülen Mendik Tepe kazılarında yerleşik hayata geçişin izleri araştırılıyor.  Eyyübiye ilçesi kırsalındaki Payamlı Mahallesi’nde bulunan Mendik Tepe, Çakmak Tepe Kazı Başkanı Fatma Şahin tarafından keşfedildi. Liverpool Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Douglas Baird başkanlığında, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi işbirliği ve İngiliz Arkeoloji Enstitüsü desteğiyle 2024’te […]

Göbeklitepe’den de Eski: Mendik Tepe yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>
“Tarihin sıfır noktası” olarak bilinen Göbeklitepe’den daha eski olduğu düşünülen Mendik Tepe kazılarında yerleşik hayata geçişin izleri araştırılıyor. 

Eyyübiye ilçesi kırsalındaki Payamlı Mahallesi’nde bulunan Mendik Tepe, Çakmak Tepe Kazı Başkanı Fatma Şahin tarafından keşfedildi.

Liverpool Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Douglas Baird başkanlığında, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi işbirliği ve İngiliz Arkeoloji Enstitüsü desteğiyle 2024’te başlatılan kazılar bu yıl da sürüyor.

Kazıda bulunan binaların işlevleri araştırılıyor 

Prof. Dr. Douglas Baird, AA muhabirine, alanda farklı boyutlarda yapılar ortaya çıkarıldığını belirterek, bunların işlevlerini anlamaya çalıştıklarını söyledi.

Bölgede kazıların titizlikle yürütüldüğünü belirten Baird, şunları kaydetti:

“Geçen yıl açtığımız kazılarda birçok bina ortaya çıktı. Bunların bazıları büyük, bazıları küçük. Bu yıl, bu farklılıkların nedenlerini anlamaya çalışacağız. Küçük yapılar depolama ya da yemek hazırlama gibi özel işler için mi kullanıldı? Dört-beş metrelik olanlar konut olabilir mi? Daha büyük olanlar ise konut mu yoksa ritüellerin düzenlendiği özel yapılar mıydı? Özellikle bir açmadaki büyük binanın sağlam ve özenli taş işçiliği dikkat çekiyor. Bu da yapının ritüel amaçlı olma ihtimalini güçlendiriyor.”

Mendik Tepe’nin Neolotik Dönemin en başlarına tarihlendiğini düşündüklerine dikkati çeken Baird, şöyle devam etti:

“Burası Göbeklitepe ve Karahantepe gibi Taş Tepeler Projesi’nde olan diğer yerleşmelerle ilişkili ama onlardan biraz daha eski bir yerleşme olma ihtimali var. Neolotik dönemin en başlarına tarihlendiğini düşünüyoruz. Bu çalışmalar, hem Taş Tepeler Projesi’nin gelişimini hem de Neolitik dönemin nasıl başladığını ve geliştiğini anlamaya katkı sağlıyor. İnsanların yerleşik yaşama geçiş süreciyle ilgili veriler değerlendirilecek. Proje kapsamında, Fatma Şahin’in kazdığı ve buraya yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta bulunan Çakmak Tepe’de de benzer tarihlere rastlanıyor ve her iki alanın, diğer taş tepe yerleşimlerinden biraz daha eski olabileceği görülüyor. Göbeklitepe ve Karahantepe’deki gibi büyük “T” biçimli dikili taşlar yerine, burada “T” biçimli olmayan ancak dikili taşlara rastlanması, yerleşime özgü farklı bir özellik sunuyor.”

Göbeklitepe’den de Eski: Mendik Tepe yazısı ilk önce Mandal Radyo üzerinde ortaya çıktı.

]]>